Herkesin Gök Ekin’i

Uzunca bir süre, sessiz sedasız gelip gittim meclisinize.. kapı hep açıktı ama, benim ateşten topuklarım mani oldu ses vermeme…
Akreplerin,yelkovanların birbirine düğümlendiği,uzunca ve genişce zamanlar diliyorum…
Bereketle,
Muhabbetle
— Rabia Taşçı

Ostrov – Ada // Vicdan – Günah – Allah

Ostrov – Ada // Vicdan – Günah – Allah

İzlemeye başladığınızda ilk andan itibaren fotograf karesini andıran görüntüler ekranda aktıkça, hayat yolculuğunu izlediğimiz kahramanımız Anatoly ile beraber hayatı, ölümü, vicdanımızı, günahlarımızı, inancımızı, arınmak için yaptıklarımızı, yani yolculuk

Hızlı Giden Atın Mucizesi Seyrek Düşer

Hızlı Giden Atın Mucizesi Seyrek Düşer

(Bu satırların ilk muhatabı yazarın kendisidir. Aşağıdaki yazıyı okumaz ya da 10 kişiye dağıtmazsanız başınıza hiçbir şey gelmeyecektir. Ola ki beğenip sağa sola, eşe dosta gönderirseniz başınıza güzel bir şey de gelmeyecektir. Siz yine de bu yazıyı okuduktan sonra anasayfa’ya dönebilir ya da temelli uzaklaşayım derseniz sağ üst köşedeki çarpıdan burayı terk edebilirsiniz.)

“Dağı Delen Irmak” akmaya devam ediyor

“Dağı Delen Irmak” akmaya devam ediyor

“Dağı Delen Irmak” Romanya’da azınlık, Türkiye’de muhacir ve Amerika’da göçmen olan bir entelektüelin, Kemal Karpat’ın yaşam öyküsü. Kitapta ünlü tarihçinin zorluklarla geçen ama başarıyla sonuçlanan hayat mücadelesi okuyucuya sunuluyor.

Sessizce

Sessizce

-İyi misin? -… -Ali, duyuyor musun beni? -… Duymuyordu. Birden ne olduysa olmuştu. Hep birdenbire olurdu. Yağmurun inmesi, şimşeğin çakması, yerin oynaması, denizin taşması gibi. Postaneden çıktıktan sonra kaleye doğru giden yola döndüler. Aklında her zaman yapılacak işlerin listesi olurdu. Ama hiçbir zaman yanındakini duymayacak denli dalmazdı. Nefesi duraklamazdı ve sonradan soğukça terlemezdi. Suyun altında [...]

Yaprakların Canı

Yaprakların Canı

Yeryüzünü ezmeden yürümeye çalışıyordum. İçimdeki melankoli, kâğıda düşen bir damla mürekkep gibi, az biraz dağılıp, sonra durduğu yerde derinleşiyordu. Ne zaman büyüdüğümün farkına varsam, çocukluğumun anıları, kuru bir ekmeğe toplaşan kuşlar gibi başıma üşüşüp, gagasıyla didik didik ediveriyordu kalbimi.