Zırhım
Nefreti kuşanmıştım
Ama kılıcım yoktu
Yani öylesine silahsızdım her şeye karşı
Yağmur yağıyordu
Ve ben dışarıda kalmıştım
Ellerim üşüyordu
Ellerim donuyordu
Akan yaşlarım inatla durmuyordu
Çok soğuktu çok
Çok dışarıdaydım çook!
Zırhım ıslanıyordu yağmurla
Zırhım üşüyordu tüm parlaklığıyla
Zırhımı kuşanmıştım
Ellerim bomboştu
Yağmur damlaları zırhıma çarpıp gülüyordu
Gülüyorlardı damla damla
Zırhımsa alabildiğine küçülüyordu
Ama oda gülüyordu
Damlaların süzülüp yerlerde birikmesine gülüyordu
Damlaların birbirine karışmasına gülüyordu
Gökyüzüne bakıp yüzümün tam ortasına
Düşüveren yağmura gülüyordu
Zırhım gülüyordu
Ben de gülüyordum…










8:11 am | Mayıs 17, 2005
güzel bir öykü, teşekkür ederiz. öyküde bu tarzı ben daha çok seviyorum. sesi sanki daha derinlerde çınlıyormuş gibi bu tarzın.
8:12 am | Mayıs 17, 2005
Fiil öykü, short story, Poe’nin Bukowsky’si bugünleri görmeliydi nitekim durumları…