Yol da zehirler insanı
Bir yılan kıvrımı gibi
Kana karışır da yolculuk
Boğulur zamana karşı yalnızlık…
Gitmek redifli yazılabilir belki en kolay
Bir yol hikayesi
bir akşam bahar günlerinin her hangi birinde
Yahut ayrılık, tam sarılmışken eşe dosta
Çıkagelir birden bire
Ben sen o ya da hepimiz aniden
Çıkagideriz
Yalnız kalsın diye ayrılık habire…
Örneğin ben gidedururum usulca
Hep bir dahaki seferi düşüne düşüne
Bir dahaki sarılmaları
Konuşmaları düşleye düşleye
Bir uzun kimsesizliği
Sökük bir perde kenarını üstüne toplar gibi
Yavaşça işleye işleye…
Örneğin sen
Bavulunun başında ağlamaya başlarsın.
En sevdiğin gömleği döver gibi tıkıştırıp üstüne
Son resim çerçevesinin
Ağlarsın
O da ağlar
Ardında kalan kalamayan için
O?
Üçüncü şahsı arkadaşlığın
Ayrılığın…
Ben de ağlarım belki
Yazmaya başlayınca risalesini
Bu zehirli yol almanın…
Hüseyin Cahid Doğan | Çarşamba, Temmuz 30, 2008, 20:14
“Vay!” demeliyim Ahmet Bey şiiriniz için, uzun uzadıya bu sanatı yorumlamak yerine, kısaca “Vay!”…