You are browsing the archive for Yulun Eke.

Yulun Eke tarafından

Bayramda şiir okumayın

Eylül 19, 2009 Değini

“Bu da nereden çıktı şimdi?” dediğinizi duyar gibiyim. Aslında artık şaşırmamaya alışmış olmalısınız. Eğer şaşırdıysanız sizde insani kıpırtılar, hayat belirtisi var demektir.

Durmadan bir takım talimatlarla karşılaşıyoruz: “Şunu yapma, bunu etme; şunu yap bunu et”. Her zaman diliminde olduğu gibi bir takım akıldaneler Ramazan boyunca da bizi hangi kalıba sokacaklarını, neyle suçlayacak, neyle itham edeceklerini, neden sakındırıp neleri yasaklayacaklarını, gözlerini berelte berelte siz şöylesiniz, böylesiniz diyeceklerini, Varlık Sahibi’nin sunduğu onca nimetten bizi nasıl mahrum edeceklerini şaşırdılar. Yetmedi hiç alakası olmayanlar, kendi zaruretleri, içlerinde bulundukları aygıtların süreğenlik şartları icabı birden Ramazancı kesildiler ve bizi asılsız şeylerle, hem de öyle bezeyerek süsleyerek, lahuti kılıklara sokmaya çalışarak onlar Ramazandanmış, maneviyattanmış gibi muhatap ettiler ki asılsız olduklarının, bizi suni şeylerin içine çektiklerinin, insani olmayan şeyleri varlığımıza kattıklarının farkına bile varamadan onların seyircileri oluverdik. Vay ki vay. Bu girdinin devamını oku →

Yulun Eke tarafından

Uçları birleştir ve körükle

Aralık 25, 2008 Şiir

Güneş tuzlu terini bastırınca evrene
Yürek ham bir vuruşla çocuğa çarpar
Her sabah böyle başlar oyun.

Doğdun işte ölümlüsün
Herkes gibisin sen de
Annen senden önce
Güneş batar gece
Ateşe sürülünce ne kaynar içinde
Başımızı kaldırıp baksak görünür mü yüzün
Kalbin taşıdığından geriye elde ne kalır?

Sür kurşunu gözüne mavzerin
Ve sakın, sus.
Bak ürküp dağ bayır çobansız
Kalakalır yar başında
Dayar alnını serinliğine hiçliğin
Kestirilemez dostluklara çarpar pençesi
Akıl sinsice parlayan gözleriyle yakalanır
Korku sararsa da yüreği
Uçurum engeller görmeyi
Karşıda durup gülümseyeni.