Yaz hediyesiyle bulunup bir yaz günü yitenin ardından saygıyla

1

Her yaz tatili öncesi o ışıl ışıl gülümseyen yüzüyle sorardı:

—Nasıl bakalım karneler? Gururlanarak gelen cevap daha bir gülümsetirdi yüzünü…

—Hepimiz takdir alıyoruz. O zaman bu karneler hediye isterdi değil mi diye muzipçe gülerdi. Bir kaç gün sonra elinde bir koli ya da irice bir paketle çıkagelirdi. Her biri özenli bir yazı ve bir o kadar da özenli ifadelerle ithaf edilmiş kitaplar çıkardı koliden. Şimdi düşününce o zaman daha üniversite öğrencisi olan biri, yeğenlerine bir koli okunacak kitapla çıkagelir ve şart koşardı. Hepsi bu yaz bitecek… Büyüdükçe kitaplar farklılaşırdı.

Yıl 1985… Yaz başı. Yine bir koli: Gelen kitapların arasında iki tanesi ilgimi çekiyor:

Yaşamak: Günlükler / Cahit Zarifoğlu

Sebeb Ey: Şiirler / Erdem Bayazıt

Aklımızda bir mısra:

“Yeryüzü bana mescit kılındı /Ant verdim toprak şahit tutuldu…”

Erdem Bayazıt
Erdem Bayazıt
Okuyoruz, zaman geçiyor… Büyüyoruz… Bir gün asır ajanstan bir kaset: Erdem Bayazıt: Şiirler. Ezberimizde dolaştı yıllarca Asır Ajansa binlerle teşekkür ile… Bir süre sonra kulaklarımız o güne dek aşina olmadığı bir tarzla tanışıyor. Tarz farklı, ancak sözler çok tanıdık: Bizim gençlerin ilk sesli ifadeleri nam-ı diğer mavi çizgili gri pop. “gürültü susar ses donar, sevgi tohumu patlar/ sessiz bir bombadır konuşur derinlerde”

Dolandı durdu ezgisel hali dilimizde…

Derviş meşrep şair bir gün yönünü Ankara’ya doğrultur, vekil olur. Sadece bir dönem kalır siyasette. Ardından dönüşü muhteşem olur. Yeni şiir kitabı ve şiir gecesindeki babacan sesiyle ‘çıkacağız yola’ der. ‘Güneş bir mızrak boyu yükselince. Ve o yıldan sonra çağrıldığı şiir gecelerine onu kendi sesinden dinleriz mütevazı ve kavi. Afganistan 1400 der, Herat, Kabil, Bedahşan… Uhud’u anlatırken yaşar gibidir dizelerinde. ‘Önden gidenler için’ der bir şiirinde atıf olarak… Risaleleri düşmez ezberimizden. Ömrüm vefa ederse bir Üsküdar Risalesi yazmak dileğim var der… Bir bir gider dostları ki Maraş’ın mümbit toprağının bitirdiği çınarlardır onlar… 2008′e kadar kervana dahil olup göç edenlerin sayısı kabarır, şahitlik eder her giden dostuna bir cami avlusunda, bir kabristanda. Ömrü vefa etmeden 10 Temmuzda Üsküdara da bize de veda eder… Yıllar önce yaz ilk gençlikte yazı hüzün mevsimi ilan etmiştim… Kararım değişmedi. Yazın ölmek daha zordur… Herkesin gidilecek tatili varken, güneş gülerken ,deniz güzelken onun seyahati bu kez dönüşsüzdü?!? Yıl 85 ve sonrası: Yaza hüzün adını koydum. Şimdi biz edebiyatımızın derviş meşrep ‘Erdem Ağabeyin ardından göz pınarlarımızda biriken yaşlarla titrek fatihalar okuyoruz zoraki yutkunurken…

Mekânı cennet olsun

Yazar Hakkında

Hatice Kınık

Hatice Kınık

| Yorumları
1
Adet Yorum Listeleniyor...
  1. 1Hüseyin Cahid Doğan
    7:30 pm | Temmuz 17, 2008

    “Yazın ölmek daha zor” Bütün iyi şairlerini yazın kaybetmiş biri olarak harikulâde bir metnin içinden ayırdım bu cümleyi.

Yorum Ekleyin