January 7, 2009, 19:43

Yabancılaşma ve başkalaşma

Pazartesi, Haziran 23, 2008, 7:34
Dizin: Deneme | 3 Yorum | 345 okuma

Chuck Palahniuk ve Franz Kafka kapitalizm ve modernizm eleştirilerinde beni derinden etkilemiş iki yazardır. Kafka daha tanınmış ve kabul görmüş olmasına rağmen Chuck Palahniuk’in yazıları daha kurgusal ve çarpıcıdır. Ben ikisinden de bahsetmek istiyorum. Öncelikle Kafka’dan başlayalım. Kafka gerek “Dönüşüm”de gerekse “Ceza Sömürgesi”nde var olan sisteme yabancılaşan insanları konu edinir. Bu bakımdan dönüşüm romanındaki Gregor Samsa sisteme yabancılaşan insan karakterindedir. Satış elemanı olan Samsa bir sabah uyandığında kendini böceğe dönüşmüş olarak bulur. Ailesi ve çevresindekiler onu istemez ve ölmelerini bekler. İlginç olan Kafka’nın karakteri (Samsa)’nın romanda bu durumu (böceklik halini) kanıksamasıdır. Bir tepki vermez ve bu durumdan kurtulmak için bir çaba içerisine girmez, yani edilgendir. Bu eser günümüz insanına, yazıldığı döneme nispeten daha fazla hitap ediyor. Zira nehir daha hızlı akıyor. Çünkü hepimiz işleyen çarkların arasında hareketin bir parçasıyız. Ve hareket o kadar hızlı ki hangi doğrultuda, nasıl işliyor fark edemiyoruz ve sisteme yabancılaşıyoruz. Bu noktada Jean Baudrillard’ı anmak da fayda var. Önemli bir post modern filozof olan Baudrillard “simülasyon” kavramıyla bazı sosyolojik incelemeler yapmıştır. Sistemin gerçeklerden uzaklaşıp da bir benzerlerine dönüşmesi durumunu açıklarken bu kavramı kullanır. Foucault’un soyutlaşma üzerine yazıları bu bağlamda paralellik gösterir. Yani hep simgeler, göstergeler, resimler. Videolar içerisinde yaşayan bir insan Gerçekken uzaklaşmaya başlar. Daha da kötüsü sureti asıl zanneder.

Chuck Palahniuk
Chuck Palahniuk
Yukarda bahsettiğimiz yabancılaşma bir vakadır. Bu yabancılaşmaya karşı nasıl etken konuma geçilecektir. Bu noktada iki ana yöntem aşikârdır; kolektivist ve bireysel. Kolektivist derken aslında anarşizm’i kastediyorum. Dövüş Kulübü bu bağlamda oldukça enteresandır. Yabancılaşan insanın kavga ederek yani kendine zarar vererek bir bağlamda kemale erişeceğini öngörür. “Her şeyini kaybetmeden gerçek özgürlüğü yakalayamazsın” sözleri ve kitabın genel felsefesini anlatır. Bu noktada “Germinal” i anmak lazım değimli? En sonun da maden’i bombalama eylemi..

Zola’nın anlatmak isteği “mazi kökünden silinmelidir.” sözüdür. Ama mazi yıkılırken yenisini kurmak o kadar kolay değil ve her yeni sistem kendi tortusunu oluşturup işleyişini yavaşlatacaktır. Yani entropi yasasınca doğar, büyür ve ölür. “Her şey yok olup gidicidir ona bakan yüzü müstesna…”

Belki burada Peter Drucker ve Marks’ın bu konudaki görüşlerini incelemek faydalı olacaktır. Ama ben burada bırakacağım. Daha fazla yazılar yazılıp fikir havuzunun genişletilmesinin oldukça faydalı olacağını düşünüyorum. Bu yazıyı da bu amaçla yazdım. Artık batının gerisinden gelmenin manası yok! Bu kadar tarihsel geçmiş ve bikrimle. Her ne kadar kesintiye uğrasa da…

Celal Güneş

Celal Güneş

Tek kelimeyle "tutunamayan". | Yorumları
Yorum yazabilir, veya kaynak gösterebilirsiniz.

“Yabancılaşma ve başkalaşma” başlıklı yazıya ait 3 yorum var

  1. Hüseyin Cahid Doğan | Pazartesi, Haziran 23, 2008, 12:28

    Palahniuk’in daha az tanınmasının nedeni hem henüz yeteri kadar ‘yaşamadığı’ hem de (Sinema gibi güçlü bir pazarlama alanında at koşturmuş olmasına karşın) eserlerinin yeni yeni çevriliyor olmasından kaynaklanıyor sanırım. Ancak mesela David Fincher tarafından sinemaya aktarılan Fight Club’ı bile, ne denli iyi bir yazar olduğunu kanıtlamaya yeter de artar elbette. Koşullar ele alındığında Kafka’yı aşar mı (daha kurgusal ve daha çarpıcı yazdığı konusundaki savınıza katılıyorum), o konuda şüpheliyim.

    Hoş geldiniz Celal Bey…

  2. elif bilge | Çarşamba, Haziran 25, 2008, 13:15

    derinden giderek yaptığınız bu eleştiri güzel bir üslupla yazılmış;yüzeyselliği epey aşmış da olmasıyla beraber, en çok beğendiğim nokta bu oldu. aynı fikirde olup olmadığımı düşünmedim ama kıyaslamalarınız çok kaliteli olmuş.
    elinize sağlık

  3. Mustafa | Perşembe, Eylül 18, 2008, 1:08

    Yazınızı okudum ama yanlış yorumladığınızı düşünüyorum.

Görüşünüz