çıkmıyor artık kırlangıç ceplerinden
acıyla karalanmış sevda sözleri,
sığmaz oldu şehirlere ölümün çeperleri ki,
arıtsın
vitrinlerde gökyüzünü kaybetmiş bedenleri…
Vitrinlerde gökyüzünü kaybetmiş bedenler
Tarih: Temmuz - 25 - 2006
çıkmıyor artık kırlangıç ceplerinden
acıyla karalanmış sevda sözleri,
sığmaz oldu şehirlere ölümün çeperleri ki,
arıtsın
vitrinlerde gökyüzünü kaybetmiş bedenleri…
5 Yorum
sonra uğulduyor başını
gömen eşantiyon yalnızlıklara
uçuyor fular flu asfalta
düşen şakûli bakışlarından
küstüm küsecek bir yaprak
kendi dallarına
traverse düşen gül
üşüyen bir şebnem ömürlü..
kentini kaybedenlerin
vitrinindedir gökyüzü..
…
devam edesim geldi şiirinize.. ama sesimin oktavı yetmedi şiirinizin sesine.. :))
yüreğinize sağlık
Yazı Tarihi Temmuz 25, 2006 at 2:41 am
bir yönüyle bütün dizeler yarımdır…
ancak okurunun kelimeleriyle tamamlanır…
Yazı Tarihi Temmuz 26, 2006 at 2:41 am
tebrikler…
son mısra anlam itibarıyla çok güzel.fakat fazla imge yoğunluğu olmuş gibi. mesela şöyle deseydik:
“kadınlar vitrinlerde kaybetmiş gökleri”
yada
vitrinler gökyüzü
şairler kaybetmişler şiirlerini gökyünde
kadınlar da bulmuşlar kendilerini
vitrinlerde.”
veya
vitrinler ki gökyüzü
şairler kaybetmişler gökyünde şiirlerini
kadınlar kaybederler
aynalarda kendilerini”
yada
belki bir güneş olur gözlerinde batarım / arayanlar sende bulur beni
Yazı Tarihi Temmuz 27, 2006 at 2:42 am
Mustafa Oral beyfendiye söylediklerine katılmadığımı ifade etmek istiyorum. bence son sözü şair söylemiştir. zaten şiir/imge faş olduktan sonra üzerinde şairinin eli haricindeki düzeltmeler/şöyle ya da böyle olsa’lar tarzı değerlendirmeler tehlike arzediyor… bu işin bencesi tabiki..
Yazı Tarihi Temmuz 27, 2006 at 2:43 am
Kıymetli Gök Ekin sakinleri zarif yorumlarınız için teşekkür ederim. Şunu dile getirmeliyim ki;bir çok başka kişide olduğu gibi kimileyin ben de karşı konulmaz bir şekilde sözcüklerin hücumuna uğruyorum ve bırakın uzun uzadıya değerlendirip mısralar oluşturmayı,inanın çıkış hallerine harf miktarında dahi müdahelede bulunamıyorum.
Yazı Tarihi Temmuz 28, 2006 at 2:43 am
Yorum ekle