Vefa
Pazar, Ocak 20, 2008, 15:35
çaya indir yanaklarını
dağınıklığını sarmalasın
ipek taşlar dik dursun
devrilmesin son uykun
ayinlere zırh takma
kanıtla ayarlandığını
cuma’nın sarasına tutul
sanığı ol duaların
gülümse iradesiz sakinliğine
süngüyü tefsir eden
o güne.
Ölüm beni almadan ruhumun şiirlerini söylemek istiyorum.Ustaların yanında ustayım,dağların yanındaysa bir dağ.Güzel ve sadık olan ,hoş ve doğru olan her şeyim.Dünyanın sefilliğiyle ışıldamadan önce kömür olan elmas gibiyim.Kaderimi yaşamak istiyorum...
memleketi niğde,şehri istanbul..yaşadığı,yanıldığı.. |
Yorumları
Yunus Nadir Eraslan | Pazar, Ocak 20, 2008, 18:23
“çaya indir yanaklarını
dağınıklığını sarmalasın” Bir süre kalakaldım öylece. Harika bir söyleyiş.
Haddime değil, zira şimdiye değin şu mısra da şöyle söylenseydi gibi bir cümleme rastlanmamıştır. İkinci dörtlüğün ilk dizesi “Zırh giydirme ayinlere” diye söylenebilir miydi acep? Bağışlayın, bu bir eleştiri değil zira. Olsa da olur olmasa da…
Bereketle…
Emine Yalçın | Pazartesi, Ocak 21, 2008, 10:01
teşekkür ederim yunus bey.
bereketle diyerek
sizi dikkate alacağım,acemi dizeler zira.
Ahmet Kanar | Pazartesi, Ocak 21, 2008, 14:56
ya da
“cumanın sarasına tutul” dizesi… değil mi yunus abi…
üstad Sezai Karakoç’un ifadesiyle;
“sen cuma gününün hürriyet kadar kutsal olduğunu onlara anlat”
bu cuma sarası hepinizi tutsun inş. emi…
yüreğinize sağlık emine hanım
Emine Yalçın | Salı, Ocak 22, 2008, 16:13
o kutsal saranın bizi asla bırakmaması umudu ile…
yittiğimiz yer orası belki de..dağıldığımız.
teşekkürler ahmey bey.