Göğün ekini kurudu!
Yağmurlar yağsın diye seni bekledim…
Beklemek kimi zaman küsmek gibidir
Karanlık dehlizlerde üşümek gibi
Sağır kuyulara düşmek gibidir.
Bir gün ben de giderim dağ yollarından
Başımda kara sevda, elimde teber.
giderim aşkın hallerinde,
düşerim seyyah olur tozlu yollarına
Bu son ekinimdir göğün göğsünde.
Bir gün fidanları da vururlar tazecik alınlarından
Bir gün küçük kızların saçlarını kazırlar
Çivili sandıklarda ihtiyar kadınlar
Bir gün acılar içinde kızlarını boğar
Bir gün susar bütün vakarıyla yeryüzü
Korkarım insanlar tanımayacak surun sesini
Şiirsiz şiirler içinde bir gün
Bir gün topal bir valsle, susacak kızlar
Serapa göz yaşıydı güneş balçıktı
Hiç ümit kalmamıştı, kapkaranlıktı.
Sahra safra biriktirmişti, korkuyordu çocuklar
Ödünden dökülünce şiir, oracıkta öldü şair.
Şiir öksüz bir çocuk, şair korkusuz.
Bir gün olur dalgalara biner, güneşi kovalarız
Bir gün olur çölleri aşar, dağlarda sabahlarız
Şehirler dar gelince biz de gideriz
Soylu atlara biner çeker gideriz
Çocuklar gibi şen, denizler üstünde
Bulutlara biner seker gideriz
Şiirse bu şiir gökekininde
Kendimizi satır satır siler gideriz…
Hüseyin Cahid Doğan | Salı, Temmuz 22, 2008, 12:26
Enfes bir şiir.
Her dizesini ayrı ayrı alıp, beslenmek istedim; bu gürül gürül akan sonsuzluk çeşmesinin…
Ahmet Kanar | Çarşamba, Temmuz 30, 2008, 18:00
“kendimizi satır satır siler gideriz”
yüreğinize sağlık heyecanla okudum üç beş defa tastamam…