I
İsminizi bağışlayın, onun bir suçu yok
Mavi bir binekle
Şu caddeden çıkalım bu bildik yoldan
Ankara kalesinde yok yağmur
Her yer ekili ışık görebildiğince
Göz tarlasında hep eksik hep eksik akşam
Bir çift göz eksik yağmur ondan yok
II
Burada eğlenmeyin, yol da yok yolcu da yok
Kaburgamın eğrisindedir sancı
Üleşen ne sen ne de başkası
Ruh’a dönen göç
Ve üflenen son dua
Barklanır her mezarda
Barklanır
Bir ‘yaşamak’ dağlısı.
Çatırdayarak kırılsan kurtulacağım
Saplanacak
Belki kan olacak payım
Ha uykuda kar soğuğu
Ha resimde yağmur
Aslı yok
Binlercesi bu kadar işte
Yakılsın şiirleri Elsa’nın
Isınacak bir çocuk.
Isınırsa bir çocuk
Şairdir senin adın.
beni saymayın, hükmüm de yok ritmim de



7 Yorum
Yol yok, yolcu yok, yağmur yok ama şiir var. “Gök Ekin’e ekilen”, daha cemreler bile yokken ortada dallanıp budaklanan gürbüz şiirler var.
“Yakılsın şiirleri Elsa’nın
Isınacak bir çocuk.
Isınırsa bir çocuk
Şairdir senin adın.”
Yazı Tarihi Ocak 22, 2008 at 7:36 am
Aslı yok
Binlercesi bu kadar işte…
Bir tane için binlercesi yazılır
güzeldi…
Yazı Tarihi Ocak 22, 2008 at 12:01 pm
Şair-Yazar gömleğinin bir üniformaya dönüşüp dönüşmediğini merak eder dururum. Elinde kalemi ile ufuk gösterenlerin, duygu ve düşüncelerini yeni bir şekle sokarken ‘’sesleri çizerken” yaşadıkları hali hissedebiliyorum. Meramım şudur; ’söz’ hala duyguların tercümanı mıdır? Yoksa kelimelerle haşır neşir olanların usta ellerinde, topraktan çıkan yönüyle gümrah, lezzete tabi yönüyle taneleri boş bir başak mıdır?
”beni saymayın, hükmüm de yok ritmim de”
iddadan uzaklaşıp sormuş bulunuyorum;
binlerce cümlenizin olduğu kağıtları bir çocuk ısınsın diye yakar mıydınız?
ya da
”Barklanır her mezarda
Barklanır
Bir ‘yaşamak’ dağlısı.”
Barklanmak mı Göçebe kalmak mı? Sorun burda:)
Yazı Tarihi Ocak 22, 2008 at 12:53 pm
seni saydım ben. hükmün de var ritmin de
seni saydım
bir eilimin parmakları arasında
ve alfabemin en sesli harflerinde
yüreğine sağlık…
Yazı Tarihi Ocak 22, 2008 at 8:16 pm
“Barklanmak mı, Göçebe kalmak mı?” sorun; belki de çözüm burada. Yeryüzünde barklanan göçebedir.
evet eğleşelim “burada” biraz:
“Ruh’a dönen göç
Ve üflenen son dua
Barklanır her mezarda
Barklanır
Bir ‘yaşamak’ dağlısı.”
“İsminizi bağışlayın, onun bir suçu yok” Bağışların bol olsun…
Yazı Tarihi Ocak 22, 2008 at 9:09 pm
Eğleşmek, ehilleşmek oluyor o zaman.
İsabet buyurdunuz.
Yazı Tarihi Ocak 24, 2008 at 2:09 pm
“incilerini asla eritemezdi
bu şarabın içinde
kraliçe taşkınlığını kullansa bile
servetini koymasaydın sen,
şair o kaynayan kadehe.”
hölderlin
Yazı Tarihi Ocak 24, 2008 at 2:42 pm
Yorum ekle