January 7, 2009, 20:15

The hoax

Perşembe, Mayıs 22, 2008, 11:09
Dizin: Sinema | 0 Yorum | 285 okuma

Amerikan tarihinin en büyük sahtekarlıklarından birine imza atan Clifford Irving’in gerçek hayat hikayesinden uyarlanmış olan film,film olan kitaplar serisinin en çarpıcı yapımı.Filmin yönetmenliğini,Chocolat, Casanova,What’s Edting Gilbert Grape,Cider House Rules filmlerinden tanıdığımız Oscar’lı yönetmen Lasse Hallström üstlenmiş.Kalemin kuvvetli bir güç olduğunu ve ne kadar ileriye gidebileceğini görüyoruz bu filmde.Yönetmen ve senarist, C.Irving’in kitabını okurken çok etkilendiklerini ama onun karakterini birebir çizmenin çok zor olacağını,bu yüzden daha çok insani öğeler yükleyerek bu karakterin canlandırılmasını düşündüklerini ifade ediyorlar.Filmi izlerken bir insan nasıl bu kadar yalancı,utanmaz olabilir diyoruz,karşımızda ki karakter,yumuşatılmış bir karakter oysa.

Altın küre ödüllü Richard Gere’in portresini çizdiği C.Irving,bazen iyi bir eş,sıcakkanlı bir dost,zeki ve yetenekli bir yazardır.Ayrıca kadın düşkünü bir erkek,sürekli yalan söyleyen bir sahtekardır.İşleri yolunda gitmeyen,yazılarının sumenaltı edildiği bir dönemde sancılı günler geçiren ırving,bu çöküşten kurtulmak için bir şeyler yapmalı,dünyayı sarsacak bir hikaye bulmalıdır.Aklına o dönemin milyarderi,takıntıları,kadınları ve uçakları ile kenara çekilen Howard Hughes gelir.Onun hayatı üzerinden dünyaya “eşek şakası”yapmak için tüm silahlarını toplamaya başlar.

H.Hughes’un el yazısını taklit ederek, kendisinden otobiyografisini yazmak için mektup gönderdiğini söyler yayınevine.Herkesin buna ihtiyacı vardır,H.Hughes’dur o, 1970′lerin gözlerden ırak yaşayan en gözde ve pahalı adamıdır. Yasal sözleşmelerle yüksek meblağda kontratlar hazırlanır.Mc Graw-Hill yayınevinde hummalı günler başlar.

Kendisi gibi araştırmacı yazar arkadaşı Dick Suskind(Alfred Molina)ile bu serüvenin peşinden koşmaya başlarlar.H.Hughes’un münzevi bir hayat yaşaması onlar için avantaj olur.Bütün arşivleri dolaşırlar,çalabildikleri her şeyi gizlice kaynak olarak kullanırlar ve söyleşi ağı kuracak kadar cesur davranarak bir endüstriyi kandırmanın tüm yollarını denerler.

Irving artık sahte bir Hughes olarak para koparmanın peşindedir ve koştukça daha çok hırslanır.Bu filmi ayakta tutan,izleten sahnelerde daha çok bu koşuşturmacalar,diyaloglar ve oradan oraya sıçrayan,birbirinden bağımsız olarak yaşanan sahnelerde ırving’in birleştirdiği yalanlardır.Herkes için yalanları vardır.Karısına,arkadaşına,çalıştığı yere.

Hikaye büyüdükçe,sahtekarlık boyutu uzadıkça kapana sıkışmaya başlarlar.

A Beautiful Mind filminde izlediğimiz Matematikçi John Nash trajedisini anımsatan sahneleri tekrar yaşıyoruz bu filmde. Hughes’un adamlarının onu alıp işkence yaptıklarını,tehditler savurduklarını iddia eder. O artık şizofrenik bir sahtekardır.

Oyunun sonu gelmiş,gerçek ve yalan yerini almış,tarihin en büyük sahtekarlığı gün yüzüne çıkarak herkesi tokatlamıştır.

(Amerika, her tarihte başkan skandallarıyla çalkalanan bir ülkedir.Ama kendi içinde ki çürükleri ayıklayamayacak kadar yorgun ve kendinden uzaktır.)

“Wheeler senaryoyu yazarken en çok Clifford Irving’in insani yönlerine sadık kalmaya özen gösterdi. Özellikle de kitabının yazımında beraber çalıştığı en yakın arkadaşı Dick Suskind ile olan ilişkisindeki sağlam dostluk boyutuna ağırlık verdi. Dick Suskind o kitabın yazım sürecine katılmakla Irving’in suç ortağı da olmuştu. Beraber ördükleri suç ağları giderek daha kalınlaşırken ikisi arasındaki dostluk bağları çok sağlam bir ittifaka dönüşmüştü. Wheeler’in yazdığı senaryonun sürükleyici motoru da Irving ile Suskind arasındaki sarsılmaz dostluk bağları oldu.

“Birbirine inanılmaz sağlam dostluk bağlarıyla bağlanan iki arkadaş fikrini öne çıkarttığım takdirde izleyicinin bu öyküyle daha kolay bağlantı kuracağını düşündüm. Bu öykünün kaynağında Irving ile Suskind arasındaki sağlam dostluk bağları vardır” diyor senarist Wheeler…

Filmin yapımcılarından Josh Maurer’in bu konudaki yorumu şöyle: “Filmde anlatılan öykünün günümüzde de yansımaları olsa da, o yılların tarihsel boyutunu yakalamak çok önemliydi. Viet-Nam Savaşı ve Watergate skandallarının meydana geldiği Amerika’da olup biten herşeyi yansıtacak bir arka plan oluşturmak istedik. Filmde göreceğiniz bu arka planın, Clifford ve Dick’in kaleme aldığı yapıtı da etkilediğine kuşku yoktur. Sözünü ettiğim bu arka planı, elimizdeki öyküyü daha zengin kılacak görüntüleme, prodüksiyon tasarımı ve kostümler gibi unsurlarla doldurma yöntemini izledik.”

EtiketAçıklama
Film:The Hoax
Yönetmen: Lasse Hallström
Gösterim Tarihi: 22 Haziran 2007 (Türkiye) / Diğer Ülkeler
Tür: Comedy | Drama
Etiket: Based on the true story. Would we lie to you?
Seyirci Puanı: 5,864 seyirci, 10 üzerinden ortalama 6.9 puan verdi
Süre: 116 dk.
Ödüller: 2 nominations
Oyuncular: David Aaron Baker, James Biberi, Hope Davis, Alfred Molina ...
Diğer: Eklentisel Bilgiler
EtiketAçıklama
MPAA: Rated R for language.
Ülke: USA
Dil: English
Renk: Color
Görüntü Oranı: 1.85 : 1
Ses Formatı: DTS | SDDS | Dolby Digital
Şirket: Miramax Films
Sertifikalar: Spain:13 | Sweden:7 | Portugal:M/12 | Singapore:NC-16 | Netherlands:12 | Ireland:15A | USA:R | Brazil:12 | Finland:K-11
Imdb Etiketi:IMDBTag içerik desteğini, imdb.com sağlamaktadır.
Ses Formatı, Görüntü Oranı gibi bilgileri içerir
Filmden Sahneler:
The Hoax
The Hoax
The Hoax
The Hoax
The Hoax
The Hoax
The Hoax
The Hoax
The Hoax

Emine Yalçın

Emine Yalçın

Ölüm beni almadan ruhumun şiirlerini söylemek istiyorum.Ustaların yanında ustayım,dağların yanındaysa bir dağ.Güzel ve sadık olan ,hoş ve doğru olan her şeyim.Dünyanın sefilliğiyle ışıldamadan önce kömür olan elmas gibiyim.Kaderimi yaşamak istiyorum... memleketi niğde,şehri istanbul..yaşadığı,yanıldığı.. | Yorumları
Yorum yazabilir, veya kaynak gösterebilirsiniz.

Görüşünüz