Uyku Dizini.

Elif Bilge Doğan tarafından

Uykum var

Mart 19, 2009 tarihinde Deneme dizini altında Elif Bilge Doğan tarafından yayımlandı ve 471 kere okundu

Uykum var, çok uykum var, bir tane daha içsem toplam kaç uykum olacak…

Uykularımı sığdıracak yer bulamıyorum, son gelen merdivenlerde kalacak…

Onu dışlamam konusunda ne demişti doktor? Hmm, anımsadım; saat bile sekse sersem… Biri benden mi bahsetti? Ha! Benmişim, kendimden söz etmişim…

Düşünen insan taklidi yaparken nasıl da geçiyor içim…

Hiç bir şey olamadım uykudan başka, şaka bile yapamıyorum beni bir şey sananlara! Ah evet, bir de vampir yarasa…

Uykum var bariz, biraz da belli belirsiz hüznüm…

Uykum dövdü onu, her insan gibi ben de severim güçlüyü; kederciğimi üzdüm…

Ağlama, ceplerimdeki mendilleri uc uca ekleyip üstüme örttüm, sana verecek pembe haptan başka bir şeyim yok; bir de dedim ya, sana benden, sana senden içre hüznüm…

Uykum var bir kamyon ve yokları biriktiremiyorum… Uykum ve var yani bilmemezliklerim… Bir kasıt sonucu kamyon devrildi yoklar vadime, uykuya gömüldü vadilerim bahçelerim…

Uykum var bariz ve belli belirsiz sevdam… Tarifiniyse yakıverdim fırınlarda kek niyetine… Diyen demiş işte “sevda darmadağın olmak gibi”… Uykum var çok ve hesapsız darmadağınıklığım…

Gözümün önünden kara kedi geçti, pist! Öyle sandım ama pardon değilmiş, kara gözüm kedinin önünden geçmiş, kedi beyaz… Uykum var ve karartılarım…

Kapılar çalıyor hiç açmıyorum kapıları, kim o?

Yavuz Başak tarafından

İşgal

Mart 13, 2009 tarihinde Şiir dizini altında Yavuz Başak tarafından yayımlandı ve 751 kere okundu

Rahat uyu dağların ardında
Seni incitmez bu yağmur
Ha ulu çınar ha küçük bir karınca
Göğün gözleri aynı

Gitmek değilse nedir
Korkunun çırağı kapılar
Öteki yamaç, öteki insan
Uzak bir
Yakın aynı

Meydanlara yürüyen de bir
Kalbe yürüyende
Kirpiklere ulaşır bu sırlı nehir
Balıklar imtihana düşmese
Yakamızdan karanfil
An bir
Yıl aynı

Çobanyıldızı asılır başucuna
Ahlarını kuşanır deli küheylan
Ayrılık kişner hedefe doğru
Savaşlar tarihe düşmese
Rüyalara şemail
Vurulmak bir
Vurmak aynı

Acının gömleği üstümüzde
Kırışık bütün yüzler
Ütü yapmayı unutmuş
Kız bir
Kızan aynı

Ey duamızın elleri dirilt
Gecelerde ışıksız kalan ruhlarımızı
Zaman ol dolaş saçımızda
Bir tarak gibi
Ağart
Annesini bekleyen çocuklar bilsin
Uyumak bir
Uyanmak aynı.