Kıymık

Haziran 30, 2008 Deneme

Güneş…

Nihayet bitti!

Güzel olmadı mı sence de?

Susuyorsun. Sen bilirsin! …

O pencereden her bakmaya kalkıştığımda, başıma neler gelir bilirsin. Parmaklarımın ucuna basarak yükselirim. Sonra, bu defa da engin bir maviliğe takılırım engel diye.” Çekilir misin yolumdan? ”

Senin Göğünde zümrüd-ü anka kuşları kanatlanır: Bilirim.

” Bırakmak mı? ” Her gün usanmaksızın huzur taşımaya yeminli: Taşırlar. Taşıya taşıya yüreklerinin gamını çırpıp, pasını zımparalamaya…

Kıyamam kuşlara …” Ne yazık ki bunu söyleyemeyeceğim. ”

Kıyılmıştır, kurutulmuştur. Önce kıştır. Sonra …” Bahar! ”

” Makarna mı? ”

Hayır bilemedin…

Potlu bir cümle, ” Toplu iğne…”

Çoook ! … ” Sülfürik asit… ”

Vaaar! …

” Battık… “