Ses Dizini.

Mehtap Kabataş tarafından

Yankı

Şubat 27, 2009 tarihinde Şiir dizini altında Mehtap Kabataş tarafından yayımlandı ve 353 kere okundu

sizde dipdiri bir şey
hem ölülerin penceresinden
sulamak gibi çiçekleri

sizde akıp duran felekler
bakınca göğünüze
yıldızların neşesi

kapınızı çalınca
ya da siz bizi zaten beklerken
eşiğiniz dile geldi dedi ki
bir ağaç olmalısın
yapraklarını savurmalı
taki rüzgar dokunulmadık bir yer
bırakmasın dallarında
o zaman dinleyeceksin
feleklerin türküsünü
o zaman sözlerin içinden geçip
belki koyun koyuna akan
güzel ve çirkin ırmağına karışacaksın
feryadını duymazsa eğer bir canlı
kimbilir belki de
denize döküleceksin…

İsmail Karakurt tarafından

Attar’ın ağaçla konuşması

Aralık 7, 2006 tarihinde Şiir dizini altında İsmail Karakurt tarafından yayımlandı ve 1.026 kere okundu

Seninle konuşmak bir nasip işte
Taşa, toprağa, uçup giden kuşlara
Göğün kırlangıcı yıldızlara
Yerin sorusu yolculara
Anlattığını, bana da anlat.

Seninle konuşmak bir nasip işte
Kaderin bir türküsü
Başakların ezgisi, yaprakların hışırtısı
Haşhaş çiçekleriyle konuşmak gibi.

Seninle konuşmak bir nasip işte
İnsanlara anlattığın neyin nesi
Çitin üstündeki yağmura
Dilin sütünden sözcüklere,
Yemliklerin yeşilliğine,
Dağ havasına
Surun içinden süzülüp gelen rüzgârlara,
Kapılar gibi açık
Anlattığını, bana da anlat
Seninle konuşmak bir nasip işte.

Bir nasip işte seninle konuşmak
İnsanlara anlattığın neyin nesi
Sonra her şeye anlattığını
Mermerin beyazlığına
Suyun azizliğine
Ateşin maviliğine
Seyip yılkılar gibi
Çocuk yüreklerden patlak veren ırmak gibi
Dahası ekmek gibi
Yaşamak gibi, yaşamak gibi,
Anlattığını, bana da anlat
Seninle konuşmak bir nasip işte.

Bana da bir ses, bir sonsuzluk bağışla
Ben cümle toz yumağı
Ben unutkanlık dolu dinleyici.