
Uluyan denizlerin gürültüsü
İstilâ edince beynimi
Başta olması gerekenleri
En sona iliştirdim

civciv olsun bari sesim, sistemin kabuğuna dert!
madem ki ikinci bir rengi yok eleğimsağmanın,
incinmesin daha kuşlar sabahın soluğunda…
Rabb’im içimde bir avlu sanki, mutedil uğuldayan
bir avlu, yaprak döken.

bu şehrin damarlarında seni bekleyişlerim var
yareler içinde nefistir aşk
/acının aroması bu olsa gerek/
parmağı kapılar arasına sıkışmış çağda
sevimsiz şehirler koleksiyonudur bu

Melena çarkı iliklerine kadar algıladı. Bana, pizzanın aslında çok pratik bir öğün sağladığını anlattığında ondan kuşkulanmaya başladım ve bir gün elinde kredi kartı başvuru formu gördüğümde ondan kurtulmam gerektiğini anladım.


Beni ey güz, ağlayan bulutlar aşkına!
Beni ey geçip giden günler, kızarmış nâr aşkına!
Ölüm kapımı çalmadan
Beni dünyanın bütün yokuşlarına…



ölüm elit mi gelir asillere
dedim ve kuşandım cicilerimi

sevimsiz şehirler yaşıyorum. sevimsiz ve mecbur. kaldırımlarına alışamadığım yollar yürüyorum. yürüyorum ve bitmiyor şehir. yüzlerine ısınamadığım adamlar görüyorum. damarlarına kan yürümemiş yüzler. gürültülü yalnızlık. toz ve eşya.