
Karşılık ver, söv, engel yok
Savaşsa savaş
Göze göz, dişe diş
Ölümse ölüm
Dönüş yok.

Bu savaş onların değil
Kutsal kelimelerle doluyken
Sokaklarının avazı çalan renkleri
Ziyanla doldurmuş boynunu,sultanın çocukları

gölgelerin savrulduğu
meydanların karnında
urbaların kokusu;
sefere müsavi olsun…

üreğine sığınabileceğim dostu meczuplar içinde arama gerekliliği korkutmuyor artık beni; zira bir divaneliktir bu yaşananlar…Kabrinden doğrulup şehri seyreden biri varsa ve eğer onun gözleri yalnız uhreviyete, mana alemine ait cevherleri seçebiliyorsa, bomboş, renksiz, sessiz ve nefessiz görür sokakları…55

Bilmem kaçıncı demlerini tüketiyor dünya ve insan ile meçhul sonu arasında kalan mesafe bilmem kaç karış… Takvimlerde adı yok bu günün, bahar değil bu gün kış değil, hazan bu gün, yaz değil…