Melek
Ekim 12, 2008 tarihinde Şiir dizini altında Ümmü Gülsüm Aydın tarafından yayımlandı ve 757 kere okundu
Bir Ramazan sabahı,
“Annen melek oldu…”denmesiyle başladı,
Her bayram sabahı depreşen
Babamın da melek olması korkusunun hikayesi…
Ekim 12, 2008 tarihinde Şiir dizini altında Ümmü Gülsüm Aydın tarafından yayımlandı ve 757 kere okundu
Bir Ramazan sabahı,
“Annen melek oldu…”denmesiyle başladı,
Her bayram sabahı depreşen
Babamın da melek olması korkusunun hikayesi…
Eylül 14, 2008 tarihinde Deneme dizini altında Meral Afacan Bayrak tarafından yayımlandı ve 576 kere okundu
Zaman hızla geçiyor. Büyük bir devran ve dönüş. Yaz bitti Ramazan-ı Şerif geldi. Güz hüzün ayıdır. Hüznün sevince dönüştüğü, sevincin coşkuyla, duygunun akılla, aklın güzelliklerle buluştuğu bir ay…
Erişilmesi güç imkânlar sunan, af ve bağışlanma sağanağının yaşandığı bir ay… Ramazan ile haneler şereflenir. Müslümanlar yeni bir diriliş ve doğuş anıyla yüz yüze gelirler. Öyle bir ay ki, kul uyur, uyanık olur her anıyla bile ibadet halindedir. Susarken tesbihat yapar gibidir diller.
Çünkü kutsal bir zaman dilimidir bu ay… Melekler sabah akşam durmadan dinlenmeden mağfiret dilerler. Allah tarafından dua ile görevlendirilmiştir her biri. Çünkü insan kıymetlidir. İnsanların, hayvanlar kadar bile değer taşımadığı bir devirde ve mekânda. İnsanlar öldürülür, topraklar işgal edilir, yuvaları başlarına yıkılır… İşte böyle bir zamanda oruç soluğu insanlığın üzerine yayılır.
Kuran-ı Kerim’de ismi anılan tek ay…
Hayırda yarışma ayıdır. Bin bir heyecan ve heves oluşumudur. Bu oluşumla eller kollar sıvanır. İki sokak ötedeki yoksul bir aile, akıllara düşüverir. “Ne yenir, ne içilir, nasıl barınılır?” Merhamet devreye girer. Sorular art arda akla gelir… Ümmet bilinci kuvvetlenir, insanî duygular öne çıkar. Gözden ırak düşmüş bir yaşlı çiftin derdiyle dertlenilir. Bir dul, bir yetim anımsanır. En hayati gereksinimleri karşılanır, ilâçları, yiyecekleri temin edilir: “Bayramda gidip ellerini öpelim, hayır dualarını alalım” düşüncesi öne çıkar.
Sadaka bilincinin anlamı düşünmeye değerdir. İstiflenip durulan, eksilecek diye kaygılanılan mallardan dağıtılır. Bencil duygular yiter. Bereket gelir. Verdikçe artan bir durumla yüzleşilir. Mal bir ateştir yoksa. Ondan sakınmak için, zekât ibadeti devreye girer. Yetimin, yoksulun, muhtacın payları gönül rızasıyla dağıtılır. Haklarına kavuşurlar böylece.
Ramazan gelince bir haller olur, bir duygu değişimi yaşanır. Ben duygusu törpülenir. Sabır ile kuşanılır. Kötü sözden, dedikodudan kaçınılır. Çünkü her an, her davranış bir ibadet halidir. Gereksiz konuşulmaz, âdeta söz israfı yapılmaz. Oruçlar kayıp gitmez ellerden. İbadetlerde korumaya alınır. Bir garibin kollanması gibi. Oruç nefsin, çıkarın ve tehlikelerin kalkanı olur. Güçlü bir kale duvarı örer, güvende olunur.
Bedenler, ruhlar oruçla arınır, durulur ve özgünleşir. Rahmetten evleri ve malları da nasiplenir. Yürekleri daha bir zenginleşir. Duyuları, algıları kuvvetlenir.
Ramazan gecelerinde, mümin ve mutmain ruhlar teravih ile yeni bir açılım yakalar. İbadetin coşkun hazzını “cemaat” olma bilincini yaşatır, seçkinliğine kavuşulur.
Kimileri bunu kuru bir kalabalık gibi algılasa da, o topluluğun içinde olmak kararan kalplere, hastalıktan kıvranan ruhlara iyi gelir. Bilinir ki şifayı veren Rahman’dır. Çünkü Rahman O’nun bir sıfatıdır.
Sair vakitlerde insan günah işlemekten dolayı, iyi melekelerini yitiriyor. Biliyoruz ki, oruç ayında şeytan ve ahalisi bağlıdır. Nefisler denetim altındadır. Unutkanlığını, kinini, öfkesini rafa kaldırıyor insan. Sigara, alkol bağımlıları bile; kısa bir zaman da olsa, ara veriyorlar kötü alışkanlıklarına. İçlerindeki suçluluk duygusunu bastırmaya çalışarak, kulluklarını hatırlıyorlar. Ne de olsa,”oruç tutunuz sıhhat bulunuz” hadisi mahyalardan çok gönüllere kazınır. Alışkanlıklar sıradanlıkların dışında bir ibadet bilinciyle kuşanılır. Her eylem; anlam, bilinç ve duygu yüklüdür.
Yalnızca oruçluların girebileceği bir kapının özlemiyle ve sabrıyla dualar edilir: “Allahım, cennette Reyyan kapısından girmeyi nasip et! Kapıların yüzüne kapandığı kimselerden eyleme!”
Meral AFACAN BAYRAK Birnokta Dergisi Eylül 2008′de yayımlanmıştır.