
biçimsiz adamlar yaktın,huysuz
çok kahkahalı gölgelerden
tam da bu anda uygunsuz karartılar
müzikle uğuldayan kısık ateş
ölü kelimeler sarkıyor saçlarından
kes de kan sıçramasın babasızlığından.

eşikte durmak bazen serenat abandoneliği
zehirlenme karaborsası: iki papele tekel 2000
ne de olsa ölüm yaşamın tüm efektifi
ne de olsa ölüm tek ortak paydamız

Bir sevgili çıkar gelir
Taziye elasıyla
Bahara yıkar beni
‘’Eskiden’’ derim

Şimdi, burada, dört duvar arasında hayatımda neleri eskittiğimi düşünüyorum sessizce. Sıradan bir hayatın beni cezbetmesini sağlayacak şeyleri nasıl kaybettiğimi de.


Baştan başa kırmızı oldum, senin kanın gövdeme karıştı, artık ben de sen oldum. Artık bunları söylemek için çok geç biliyorum.Ama can bağışlayan sensin, cana verdiğin mühlet tükenince elden bi şey gelmiyor.

toprak kokan bir ölünün sözleri miydi?
beni erken bir baharın koynundan uyandıran…
utanıp utanıp sana dönüşüm nerden

Gözlerimi bulayayım sürmelere
Yanaklarıma kara insin
Ağlayışıma işaret

Ölüm, ölümdür işte
Bir göz aydınlığıdır hasta bakıcılara.
