January 8, 2009, 8:40

‘Nikolay Vasilyeviç Gogol’ Dizini

Şairin ölümü

Şairin ölümü

Pazartesi, Ocak 28, 2008 7:20

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin‘in sonunu, koşullar ele alındığında ‘fazla’ trajik bulmayanlar için Rus Altın Çağı ikinci büyük şairini de, nispeten takribî koşullar altında kurban verdiğinde takvimler 1841 yılında duruyordu. Bununla birlikte Puşkin ile Lermontov’u birbirlerine yaklaştıran sadece dünyayı terk ediş biçimleri ile sınırlı kalmayacaktı.

Dizin: Biyografi  |  Tamamını Oku  |  8 Yorum  |  884 okuma
O hepimizin babası

O hepimizin babası

Perşembe, Ocak 24, 2008 8:28

Benim yaşamım bir dramdan çok bir ağıtı andırır diyen Puşkin, şüphe götürmez bir kesinlikle Rus Edebiyatının en önemli ismidir. Ivan Sergeyeviç Turgenyev, Puşkin için ‘O hepimizin babasıdır.’ ifadesini kullanmıştır. Gogol’e göre ‘olağanüstü bir olay’, Dostoyevski’ye göre ise ‘gelecekten haber veren peygamber’dir.

Dizin: Biyografi  |  Tamamını Oku  |  5 Yorum  |  540 okuma
Hepimiz Gogol'ün paltosundan çıktık

Hepimiz Gogol’ün paltosundan çıktık

Cumartesi, Ocak 19, 2008 18:48

Yirmi yedi yaşındaki Gogol, Puşkin’in Sovremennik adını uygun gördüğü dergisinde yazmaya başlar. Bu dönemin meyvelerinden biri olan Burun, Gogol’ün bütün bir yazınsal hareketlerini özetleyecek ölçüde önemlidir. Hikâye Rus cemiyetindeki çarpıklıklara ve bu çarpık düzen içindeki insanların büründükleri yapıları sert,

Dizin: Biyografi  |  Tamamını Oku  |  3 Yorum  |  893 okuma
Altın çağda bir tatar

Altın çağda bir tatar

Cuma, Aralık 28, 2007 13:29

Kim ikimizin içinde parlayan kıvılcımı bizden daha iyi anlayabilir?
Yok, biz sadece bakışan bir adam ve bir hayvandan ibaret değiliz.
İkimizin gözlerini birbirine perçinleyen ikimizin eşitliğinin gözleridir.
Aynı hayatı aynı hislerle yaşıyoruz, korku çoğaldıkça birbirimize sokuluyoruz.

Dizin: Biyografi  |  Tamamını Oku  |  4 Yorum  |  1,012 okuma
Babalar Ve Oğullar, İvan Sergeyeviç Turgenyev

Babalar Ve Oğullar, İvan Sergeyeviç Turgenyev

Pazar, Aralık 23, 2007 13:28

Tanrım! Babalar ve Oğullar’ın görkemi nedir öyle! Adeta bıçağın kemiğe dayanması gibi birşey. Bazarov’un hastalığı nasıl da güçlü anlatılmış, kendimi halsiz düşmüş hissettim ve sanki ondan hastalık kapmışım gibi bir duyguya kapıldım. Ya Bazarov’un sonu? Ya ihtiyarcıklar? Kukşina? Nasıl yaptığını şeytan bilir. Tam anlamıyla dahiyane.

Dizin: Kitap  |  Tamamını Oku  |  4 Yorum  |  1,794 okuma