By Sadık Yalsızuçanlar on 30 Haziran 2008
Makine ustasının sırrının sessizliğiyle çalışması, ondaki sabrı, temkini, iradeyi ve kararlılığı gösterir. Adı üstünde ‘emek’ verendir, emekçidir o. Ben’in soğuması, ekmek döktüğünden bellidir. Ekmek azizdir. Ben, insanın en büyük tuzağıdır.
Kategori: Tahlil | Anahtar: Ahmed Arif, Ahmet Telli, Aşık Veysel, Attila İlhan, Bora Ayanoğlu, Cahit Zarifoğlu, Can Yücel, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Kemal Özer, Nâzım Hikmet, Necip Fazıl Kısakürek, Oktay Rifat, Orhan Veli Kanık, Sezai Karakoç, Yaşar Kurt, Yaşar Nezihe |
By Hüseyin Cahid Doğan on 03 Ocak 2008
İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünde okuyordu. Sancılı, başarısız, kaotik bir öğrencilik dönemi idi onunki. Şiire sarılıyordu O da. Bir gün şiirlerini dosya hâline getirdi ve onları basacak bir yayınevi aramaya koyuldu. Ancak kapısını çaldığı
Kategori: Biyografi | Anahtar: Akif İnan, Alaeddin Özdenören, Atilla Maraş, Cahit Zarifoğlu, Cemal Süreya, Erdem Beyazıt, İlhan Berk, İşaret Çocukları, Korku ve Yakarış, Menziller, Necip Fazıl Kısakürek, Nuri Pakdil, Rasim Özdenören, Selim İleri, Sezai Karakoç, Yedi Güzel Adam |
By Murat Soyak on 09 Ekim 2006
Bu güzel dileğe gönülden katılıyoruz: “ Haydi yolun açık olsun”.Yolculuk şimdilik buraya kadar.İçinde hüzün, yalnızlık, gurbet, emek, sevinç, vuslat olan daha nice tren şiirleri yazılmıştır: Şiirden tren
Kategori: Değini | Anahtar: Ali Akbaş, İlhan Geçer, Metin Önal Mengüşoğlu, Necip Fazıl Kısakürek, Zeki Ömer Defne |
By Sadık Yalsızuçanlar on 21 Eylül 2005
Ne ki, aşkın geleneksel tasavvurundan hayli uzaklaşmış bulunuyoruz. Arada kimi ışıltılı öykülere rastlamıyor değiliz ama aşkın, alabildiğine kirlenmiş bir toplumsal ortamda, ilahi yönleriyle anlatılması artık imkansızmış gibi görünüyor. Aşkın imkansızlığı sorunsalı, modern edebiyatçının çeşitlendirmekten usanmadığı bir mesele olarak önümüzde duruyor. Aşkın vahşi ve cinsel özellikleriyle ele alındığı kimi ‘başarılı’ metinlere rastlıyoruz.
Kategori: Tahlil | Anahtar: Allah, Mevlana, Muhyiddin İbn Arabi, Necip Fazıl Kısakürek, Şeyh Galib, Sezai Karakoç, Yahya Kemal Beyatlı |
By Serpil Özçeşmeci on 11 Haziran 2005
Sözünü ettiğimiz Türk şairlerinde yapıları gereği, bütünleşmeden, belli noktalardan yakalanan şiir, Zarifoğlu’nda hayatın her noktasında yakalanıyor ve yekpare bir bütün çıkıyordu ortaya. Bu yüzden varoluşun her boyutuyla örtüşüyordu şiiri. Hayatla birlikte akışın ritmini tutturmuştu birkez: “Tanıkol / Yer sahibi gök sahibi / aktığımıza / içimize koyduğun sesle ”.
Kategori: Tenkit | Anahtar: Cahit Zarifoğlu, Cemal Süreya, Ece Ayhan, İsmet Özel, Mehmet Akif Ersoy, Necip Fazıl Kısakürek, Turgut Uyar |
1
Son Yorumlar