You are browsing the archive for Işık.

Mehtap Kabataş tarafından

Yankı

Şubat 27, 2009 tarihinde Şiir dizini altında Mehtap Kabataş tarafından yayımlandı ve 353 kere okundu

sizde dipdiri bir şey
hem ölülerin penceresinden
sulamak gibi çiçekleri

sizde akıp duran felekler
bakınca göğünüze
yıldızların neşesi

kapınızı çalınca
ya da siz bizi zaten beklerken
eşiğiniz dile geldi dedi ki
bir ağaç olmalısın
yapraklarını savurmalı
taki rüzgar dokunulmadık bir yer
bırakmasın dallarında
o zaman dinleyeceksin
feleklerin türküsünü
o zaman sözlerin içinden geçip
belki koyun koyuna akan
güzel ve çirkin ırmağına karışacaksın
feryadını duymazsa eğer bir canlı
kimbilir belki de
denize döküleceksin…

Zülküf Oruç tarafından

Bir hüzünlü yakarış

Ekim 5, 2008 tarihinde Şiir dizini altında Zülküf Oruç tarafından yayımlandı ve 503 kere okundu

Yalnızlık kemikli yüzüyle sararır aynalarda
Akşamlar bu denli gül rengi solmamıştır hiç
Belirir gölün benzinde eski bir resim
Bir çocuk kaybolur durgun sularda

Bilmeden yaktım gülleri, bütün ışıkları tek tek söndürdüm
Ellerimde nice güneş köpürdü; kül, hüzün ve sonbahar.
ölüme müheyya bir kabir, nemli ve gamlı
Göğsümde dağılan bir genç ceset var.

Yarabbi çok pişmanım! çünkü bilmedim
Çok pişmanım yarabbi! çünkü çok gençtim
Bir yangın, nereye değsem kavrulur sular
Bilmedim yüzümdeki çocuğun da katili bendim

Fakat, diyebilirim Allah’ım Sen de dinlersin
Bir kötü zamandı yer gök demirdi
Çocuklar sahtekardı anneler soysuz
-Mesih çarmıhta sessiz, terketmemişsin-
Simsiyah bir kuzgun doğurdu beyaz güvercin.

Şimdi af diliyorum Senden, bir serin ülke
Bağrında çiğdem tüten bir ılık bahçe
Bana bir lütuf, ne olur sil beni, deli desinler
Yahut bileyim Ademin bildiğinden bir tanesini
Öyle garip, gölgesinde yaşasam yeter..