
“Boşluğa bakan pencere… Orada bir siluet, sisler arasında. Öylece bakıyorsun Esin…
Karmakarışık rüyalar, hayra yorulası. Ben düşmeden saçı beyazlayan /beyazlatan gamın peşine, yağmur ağacak yeryüzüne… Rahmetin doyurucu, diriltici dingin hali.
Hep sen vardın. Kaybolup kapıları kapatan sendin. Yüzümü sarartan hastalığın kopkoyu karanlığında, kendimi dert etmediğim zamanlarda…


ve geri sekince
kavaklara çarpıp
namlunun söylediği,
bir teslimiyet ki
yine umarsız