You are browsing the archive for Adem.

Hüseyin Karacalar tarafından

Zayiat bilgisi

Aralık 3, 2008 tarihinde Şiir dizini altında Hüseyin Karacalar tarafından yayımlandı ve 601 kere okundu

I.
Âdemim sandım âdemdim anladım
Kovulmuş muydum misafir miydim?
Dünya telaşında anlamadım
Kendime dönüp durdum taşrada
Eğik kalan başımı düşündüm
Eğmeden başımı
Beni çözmeye çalışmayın dedim
Süre kısa, çeldiriciler ölüm boyu
Bir karşılığım yok hayatınızda
Yani sınavlarınızda.

Benim olmadı hiç parasız yatısızlığım
Benim kamuyla aram olmadı hiç
Bir sayıklamayla girdim sınava
Bir hayıflanmayla mezun oldum.

Mezun oldum aşk ve alışkanlıktan
Mezun oldum savaş ve barıştan
Mezun oldum hayret ve hasretten
Mezun oldum isyan antlaşma ve kaçıştan
Mezun oldum haset ve hasenattan
Mezun oldum monarşi ve hiyerarşiden.
Diplomam sende kaldı İstanbul
Ne kadar duygusal durdu bu mısra
Yakıştı bak lirik bakışlarıma.

II.
Beş seçenekli bir sınav var ömrümde
Hepsini işaretliyor ve
Kurtuluyorum zayiatımdan
Dökülen yaprak testim kuru testim
Şah damarı çatlamış boş testim bakar mısın?
Bir çeşme ararken buldum seni
Ey su bereketli mavera
Boş testim var kurumuş çıbanlarım
Rüyalarıma giren susuz dervişler var
Ve canavarlarım
Bana bir kuyu, bana bir göze, bana cevabı su olan
Tek seçenekli soru lazım.

III.
Bu hesap bende ihanettir
Dünya söyler misin benden sakladığın bir şey mi var?
Neden ellerin arkanda
Genç misin yaşlı mı yüzün niçin hilekâr
Benimle yaşıt mısın?

Sınav bitti mi hocam
Teslim edebilir miyim zayiat bilgimi
Yani aczimi…

EDitörün notu: İkindi Yağmuru Dergisi’nin Kasım-Aralık 2008 sayısında yayımlanmıştır.

Adnan Karakaş tarafından

Bahara çıkmayan günler -ademden sonra

Mayıs 12, 2008 tarihinde Şiir dizini altında Adnan Karakaş tarafından yayımlandı ve 798 kere okundu

ademin hayırsız çocuklarından değilim
yere tükürmem çiçekleri ezmem
new yorku washingtonu sevmem
pıhtılaşan kan anlatır çentiğini vaktin
geçerken yamaçlarından zaman kafesinin
çünkü vurulur insan her yerde her an
toprağa düşüyor gibi an be an dünyam
şaka değil dünya da düşer sere serpe toprağa

ademin hayırsız oğlu değilim ama
canlı iskeletler mahşeri kara kıtada
evren umarsız durur bir garip mısrada

iyi bir ademim ben
çiçekleri severim
denizi severim
ama bir başka severim seni
başka bir aşkla
ah çarşı rampaya çıkmasa
sevgi usul usul azalmasa o yok-ol-uşta
yok çünkü atalarımın bahar görmüşlüğü
olmamış hiç rüyalarından fışkıran bir tutamak
yazgıları
bir garip yolculuk sırasında
hayattan ölüme doğru öylece akmak

kafamda hep bir bahar var şimdi
rüyalar hayaller
kırlarda koşuşsun diye çocuklar
damarlarımda devrimin devinim çağıltısı var