‘ali ulvi kurucu’ya…’
duruldum ve camda pıhtılaştı buğu
kirpiklerimde sancılı düşler uyuttum hep
dürüldüm ve sulara sır oldu bakışım
ben kör bir ayna oldum kırıldım hep
esenlikle sızmada sanrı sarkaca
mutedil zehirlerle emzirdim duldamı
mağaralar büyüdü duru tırnaklarımda
ah tanrım, çatlamış suyun dudakları
diyerek çiseledim kuruyan denizlere
gamzesi terk etmede yanağını gülün
ölçüye gelmez cüceliğimi yarlıgayın benim
efsunun namlusundaki kambur usumu da
yoksa ben nasıl, nasıl yağmur olayım
esrik bulutlar beni yağmadıkça
beyzanın ölümü süveydadan
süveydadan ölümü beyzanın



Yorum ekle