Sonbahar yaprakları
218 izlenim
Farkındayım bir tarihi yaşadığımı burada
İlk gençliğimin en güzel günlerinin geçtiği
Yer yer sıvaları dökülmüş portakal rengi boyalı
Dayımın eski kocaman evi
Eviyle dayım bir tarih
Birlikte yaşadığımız
Sobası hala sıcak
Dayım namazda
Kitabı yatağının başucunda
Kitabın arasında bir kalem
Pencereden bakınca kiraz ağacında bir serçe
Bu ev nasılda çocukluğuma çekiyor beni
Ağlayasım geliyor
Güneş odanın bir parçasını aydınlatıp tümünü şenlendiriyor
Bahçedeyim
Asmaların altındaki tahta masada
Yerlerde sonbahar yapraklarının hışırtısı
Bu yapraklar çocukluğumdan kalma değil
Kaç kez dökülüp kaç kez yeşerdiler
Kuşlar hep böyle neşeliydi
Kelebekler kısacık ömürleriyle uçuşuyor rengârenk
Karadeniz kokulu kara üzümlerin son demleri
Gözlerini bana dikmiş yamalı giysisiyle yavru bir kedi
Oda yoktu eskiden
Unutmuşum
Bu sessizlikti meğer ne vakittir özlemini çektiğim ve çekeceğim
Dayımın ev numarası 13 imiş
Siyah bir boya ile yazmışlar girişteki kirişe
Hatırlayamıyorum
Yoksa eskiden bu evin numarası mı yoktu…
Bu defne hep vardı
Boy atamamış pek fazla
Şimdi yabani bir otun arsızca sardığı bu bahçede
Güller hanımeliler ve adını bilmediğim çiçekler vardı
Nar ağaçları buraya ait değiller sanki
Yeni gelin misali abartılı tazelikleriyle
Avlu topraktı o zamanlar
Ben buralardaydım
Buralar bende kaldı.
Editörün Notu: Sonbahar Yaprakları, daha önce Yediiklim’de yayımlanmıştır.






Durum Şiiri diye bir tür var mı bilmiyorum ama olsaymış (ya da varsa) iyi bir örneğini okumuş olurdum.
Bereketle.