Siyah - beyaz
İçimdeki öyküyü ben
Orada büyüttüm
Berber dükkânında…
Daha o yıllarda yakışıklı değildim
Saçlarım üç numara…
Üzgün müydüm neydim…
Dört yolun orada, kavşağın
Sol yanında
Kolonya kokusu süslenmiş
Dükkânında babam
Tıraşlı delikanlılar üretirdi o zaman
Çırak mıydın neydim…
Ve usturalar bilenmeliydi
Zamanı keser gibi kesmeliydi inceden
Orada her mevsim sonbahardı
Dökülen saçları toplar
Kılları kovalardım gömleklerinden…
Deli miydim neydim…
Gündüz bereketiyle gider
Akşam floresanlarla girerdi dükkâna
Bense belimi tutar yoruldum yapardım
Çıkmadan babam saçlarını tarar ben
Bahşişimi sayardım
Çocuk muydum neydim…
Aynaları söndürür, kepengi indirirdik
Adımlarımı ayarlardım babamın adımlarına
Ve akşam, bir peri masalının
Son matinesi için
Bahşişimi dökerdim ninemin avuçlarına
Hayal miydim neydim…









8:20 pm | Mayıs 1, 2008
Şiirde, daha önceden belirlenmiş bir konunun, hem ahengi hem de bütünselliği gözeterek işlenmesi ne kadar da güç bir iştir. Siz kolaylamışsınız.
Kolay gelsin niceleri (için) de…
9:41 pm | Mayıs 1, 2008
gerçekten siyah beyaz bir film tadında olmuş.
bir nefeste yazılmamıştır şüphesiz ama derin bir nefesle okunuyor ve bittiğinde
bir zaman yolculuğundan dönmüş gibi
‘hey gidi hey’ diye çıkıyor nefes.bir de tatlı gülümsetiyor.
çok güzel.