Sevgili narçiçeğim

2

Bilsen nasıl sevinçliyim, haberini alır almaz yazmaya karar verdim. Kaç sene geçti görüşmeyeli kim bilir. Ne mutluluklar ne sıkıntılar, ne hastalıklar, ne müthiş anlar… Sonra o şaşkın mevsimler, vakitsiz açan sarı dağ çiğdemleri, çamur yağmurları… Ne krizler, savaşlar, eşikten dönmeler, ne çatışmalar yaşadık değil mi? Ama çok şükür hayatta ve hala ayaktayız. Bütün baş döndürücülüğü ve kandırıcılığıyla dünya bizden yana gibi görünüyor. “Mühim olan aldanmamak. Aslolan safını sıklaştırmak, başını dik tutmaktır.” Demez miydin Narçiçeğim?..

Bilsen nasıl yalnızlıklar yaşıyoruz. Kendim: Bir bütün elma gibi. Koparıp almak ümidiyle ayaklarını yerden kesmiş kişilerin, nafile çabalarını, öfkelerini, kıskançlıklarını anlatmadım sana. Onların acizliği benim gücüm bilsen nasıl tuhaf duruyor yan yana. Yine de o resmin içinde birlikteyiz. Eyvahlarını bir bir duyup, Zigana’dan Toroslara yankılanışlarını dinlemekmiş kaderim. Bilsen ne kadar insansızız bu dağ başında. “ Reva mı acep ruha bunca ağır yük?” Dediğini duyar gibiyim. Değil mi ki münasip görülmüş bize. Taşıyacağız tükenene dek gücümüz. Ne kendini bilmez hırçın günler, arsız geceler geldi geçti. Ne fırtınalar değdi sığındığımız koylara. Ne gemiler eskittik haylaz sularda. Nefesimiz, nefsimizin isteklerini karşılamak için tükendi hoyrat patikalarda. Ne ulu çınarların sert kabuklu gövdelerine dayandık. Başımızı kaldırdık, yaprakların arasından dallardan süzülen ışığı gördük, keskin çam kokusunu içimize çektik. Ne soğuk sular içtik, kurnası olmayan oluklardan avuç avuç. Dirildik asırlık uykulardan. Ne kızılcıklar, böğürtlenler topladık yol kenarlarından. Ne karayılanlar dolandı ayaklarımıza. Defettik. Damarlarımızdaki heyecanı arttırmak için yola revan olduk, yalınayak. Uçurumlara ramak kala, durduk. Allahın inayetiyle ne felaketler atlattık bilsen. Ne gözyaşlarıyla yıkadık umutlarımızı, saf ve temiz kalsın diye. Ne dualar mırıldandık. Ne Fatihalar, Yasinler gitti göğün yedinci katına.

Bilsen, ne vazgeçmeler yaşadık otobüs duraklarında, tren garlarında. Ne ayazlar tattık havaalanlarında… Buradayız işte bıraktığın noktanın ilerisindeki ünlem olduk. Rol değiştirdik sahne aynı, ışık aynı, replik aynı, yönetmen aynı. Oyuncular ve yorum farklı sadece. İzleyince göreceksin. Sakın şaşırma Narçiçeğim…

İyi olmalısın umarım, her şey yolunda yordamındadır. Umarım hırpalanmamışsındır kalabalıklara karışmaktan. Bildiğini okumaktan vazgeçmemişsindir. Umarım mutlusundur verdiğin kararları yaşarken. Oradan oraya savrulurken, umarım acımasız çarkların dişlileri arasında kalmamıştır elin…

Narçiçeğim, ne yaparsan yap sevgimiz ve inancımızdan kuşku duyma olur mu? Hep yanındayız. Hasretle ve muhabbetle sarılıp öpüyoruz yanaklarından… Sağlıcakla kal emi!..

Editörün Notu: Sevgili Narçiçeğim daha önce Bir Nokta Dergisi Mayıs 2008 sayısında yayımlanmıştır.

Yazar Hakkında

Meral Afacan Bayrak

Meral Afacan Bayrak

1976 Çanakkale'de doğdu. Mesleği seramikçilik... Kadın ve Aile, Sağduyu, Kökler, Yediiklim, Eylül Öykü, Bir Nokta, Ay Vakti gibi adreslerde şiir, öykü, denemeleri yayımlandı, yayımlanmaktadır. Ayrıca e edebiyat olarak gökekin, dergibi, edebiyat mezunları sitelerin de de yazıları, ara sıra görülüyor. Evli, bir oğlu var. Eşinin görevi dolayısıyla bir ara Ordu'daydı. Şimdi Bingöl'de yaşıyor. | Yorumları
2
Adet Yorum Listeleniyor...
  1. 1a.cevahir
    7:25 am | Mayıs 16, 2008

    İyi olmalısın umarım, her şey yolunda yordamındadır. Umarım hırpalanmamışsındır kalabalıklara karışmaktan. Bildiğini okumaktan vazgeçmemişsindir. Umarım mutlusundur verdiğin kararları yaşarken. Oradan oraya savrulurken, umarım acımasız çarkların dişlileri arasında kalmamıştır elin…

    dilinize sağlık..
    bildiğimizi okumak dileğiyle :)

  2. 2Meral Afacan Bayrak
    4:32 pm | Mayıs 16, 2008

    Evet,size teşekkür ederim zahmet edip yorum yazmışsınız.Bildiğini okumak,oyun dışı kalmayı gerektirse de,yalnızlıkta olsa bedeli,gereklidir.Yeter ki ,insanın içi rahat olsun,başı dik…Gerisi boş değil mi?

Yorum Ekleyin