Perdeler açılıyor kendiliğinden
Yüzüme vuruyor güneş
Şaşası dolduruyor odamı varlığının
Günaydını hak ediyor herkes
Başlıyor meydanlarda mutantan yaz şenlikleri
Kalem iştahla değiyor kağıda
Söz dönüp dolaşıp sana geliyor
Sahil suları oluyorsun
Martı çağıran, tekne avutan
Ayaklarım sularına batıyor
Hafif bir dalga
Kalkıyor tüm izinleri baharların
“Geldim işte mevsim gibi kapına”* diyorum,
kötürüm dilime kızarak.
Kıskanıyorum şairini
“Geldim işte mevsim gibi kapına”
Sen lütufkâr bir hünkârsın
Eğdirme başımı
Göster iltifatını
Ağırla beni.
*Ahmet Muhip Dıranas’ın Serenad adlı şiirinden.
Sosyal bilimler alanında doktora, bir dergide editörlük yapıyor, bir kurumda çalışıyor. Varlığı ile kalemi ters korelasyon içinde. Zamanın kutsiyetini kabul ediyor, kalıplara sıkıştırılmasını reddediyor.



”Perdeler açılıyor kendiliğinden
Yüzüme vuruyor güneş
Şaşası dolduruyor odamı varlığının
Günaydını hak ediyor herkes” sonra ”Kalkıyor tüm izinleri baharların” ve dahası…
Yüreğinize sağlık…