1.501 kere okundu

“‘Sen gel bizi yeni vakitlere çıkar’” için bir yorum yapılmış

  1. ruzigar

    “Kim ne derse desin, bu yeni akımın önderi, En soyutçusu, en dilcisi, en ülkücüsü, en toplumcusu, en gerçekçisi, en düşçüsü, en yabancısı, en yerlisi; kısaca bu şiirde, “en” kelimesini kullanmak gereken her durumda, İlhan Berk geliyor aklıma.”
    Sezai Karakoç, İlhan Berk’in şiirinin savaş sonrası (II. Dünya Savaşı) şiiri olduğunu vurguluyor…

    “Dünyaya tekrar alışmaya çalışan, ölümden nasılsa kurtulmuş (yani yaşamaya taparcasına bağlı, hayatı tanrılaştırmış) insanın, acılarını yavaş yavaş unutmaya çalışan, yaralarını sarmaya çalışan insanlığın şiiriydi bu.”

    İlhan Berk bir dünya görüşünün borazancılığını yapmamış, belki onu çok uzaktan hatırlatan, bir karınca platformunda insana ve tabiatla ilişkilerine bakmıştır. İlhan Berk’in şiirinde, dilin en anlaşılmadık yanlarının tadiyle çizilen, değiştirilip değiştirip çizilen, prova edilen, çeşitli planları denenen bir hayat, bir konu.

    İlhan Berk, yaşamayı, salt yaşamayı anlattığı için, daha çok (hareket)e ve (fiil)e önem verir.

    Yazının Tamamı için:

    Sezai Karakoç/Edebiyat Yazıları/Galile Denizi/Sayfa 30–35

Yorum bırak