Şehre kurdum hayallerimi
İnce ve keskin hayallerim şehre vardığı zaman
Kentin ücra yerlerine doğru
Sırnaşık yüzüne doğru kentin
Pankartlarına, afişlerine, neon lambalarına
Şehri kuşatan getto çocuklarına
Benim olmayan şehrin benim olmayanlarına doğru
Çırpınır hayallerim
Sıram gelir beni de vurur bu şehir
Bu şehrin darağacında sallanır hayallerim
Hayallerim kadar kellem olur
Çırpınır kellelerim
Yine en ücra yerine gömer beni bu şehir
Yine bir koyu bir mavi materyalist yüzleri olur çocukların
Her sabah materyalist yüzlerini giyinirler
Her sabah törenleri olur çocukların
Her sabah yakarırlar her sabah için
Bir sabah sessiz ölümleri olur çocukların
Adları okunur minarelerden
Beni unutur bu şehir



Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm





5:42 am | Mart 5, 2006
Harika bir şiir bu Yunus Bey. Beni dağlara çağıran yaman bir ağzınız var.
“Sıram gelir beni de vurur bu şehir
Bu şehrin darağacında sallanır hayallerim
Hayallerim kadar kellem olur
Çırpınır kellelerim” dizeleri özellikle.
Kaleminize sağlık…
5:42 am | Mart 6, 2006
Teşekkür ederim aziz kardeşim. 94 senesi benim için şiirde hasat yılıydı. Özgeçmişimde de belirttiğim gibi “Yeni Dergi”de yayımlanan tek şiirimdir.Şair hep içine dalar. Yüzeye çıkarken bazen elinde inciyle döner bazen de paslı bir tenekeyle belki de…Ama her ikisi de şiirdir.
Yorumun beni ziyadesiyle memnun etti.Hürmetlerimi arz ederim…
5:43 am | Mart 6, 2006
Böyle güzel şiirlere yaslayınca başımı,uyanmak istemiyorum desem yeridir…
Yüreğinize sağlık.
5:43 am | Mart 19, 2006
Teşekkür ederim inceliğiniz için…