saat 06.30 da yatılan bi uykudan 08: 44 te uyanınca yazılandır:
bu zamanın hangi dilimi
ben hangi rüyalardan sana uyanıyorum,
hangi rüyalarda seninle geziyorum
bu yanımızdaki/ elimizdeki/ taşıdığımız yüklerle beraber
yüzümüz nasıl da birbirine dönük
ağzımın içine bi nefes üflüyorsun
üflediğin bu nefesi alıyorum
nefesini duyuyorum
yanağıma değen sıcaklığını
dudaklarımdaki tadı hissediyorum
göğsümde seni koklarken
uyuyakaldığım bu yatakta değilim sevgilim,
buralarda değilim.
bi taş yığınının üstünde
genç delikanlının mahçup busesini izlerken
yanağıma kondurduğun kocaman öpücükle dudağıma yaklaşırken
ne de yakınsın
sıcaksın
ateş tad verir mi allah’ım
bu lezzet dile gelir anlatılır mı?
gözümü açamıyorum
yarı kapalı gözlerle yazıyorum sevgilim
aslında gözüm hep böyle
birazı açık çoğu kapalı
yarım yamalak bakıyorum hayata şimdi
bu kağıda baktığım gibi.
ama bu dudaklarımdaki tad
yarım değil, sen yarım değilsin
bunlar yarımlık değiller
gittikçe yüreğimi dağlamayı sürdürüyorsun sevgilim,
elim titriyor/ kalemim titriyor /bedenim titriyor
/ ben göğsümde senin kokunu taşıyorum sevgilim/
/seni taşıyorum/
senden bi parçayı taşıyorum.
bu rüya mı
yoksa rüyalar daha mı sahici
allah ın damağımıza değdirdiği
bu bir armağanı mı
uzaklık yakınlık neymiş
anlayayım diye sunduğu
bi anlam mı?
şimdi gözlerimi yeniden ve tamamen kapatmak istiyorum sevgilim
bu gerçeğe geri dönmek için, sana geri dönmek için
beni orda
o bıraktığım kapı önündeki taş yığınının üstünde bekliyor musun hala?
dudakların dudaklarıma demin olduğu gibi gözümü kapatınca ulaşır mı yine
ben yeniden uykuya dalmalı mıyım sevgilim
sen orda mısın sevgilim
uyuduğum yerde bu düşte/ bu yatakta/ bu yastıkta
bu kayada/ bu öpücükte/ o sıcaklıkta
orda mısın?
gerçek sevgililer acıları/ kederleri ve hastalıkları beraber yaşarlarmış
ayrı ama bir olurlarmış
söyle bana
biz ayrı ama
bir miyiz?
cemalin açılmış bi gül güzelliğinde, aydınlığında
ruhun, taze bi gül kokusunda
ellerin, dudakların , parmak uçların sonra, bir gül yaprağı yumuşaklığında
inan bana ben seni bekliyor olacağım
şimdi uyuyacağım ve sen nolur bıraktığım kayalıkların üstünde
beni bekle/ ben beklemelerinin düşüne uyanacağım
yine bana sarıl
ruhumu okşa
dudaklarımı öp
gördüğüm düşü hayra yorma telaşıdır benim yaşadığım
düştür/ gerçektir/ dudağa tebessüm/ gönle ateş ama yanında
bi serinlik ve vuslat bağışlar



Yorum ekle