January 9, 2009, 23:53

Sana benzeyen zaman

Anahtar kelime: , , ,
Çarşamba, Mayıs 14, 2008, 19:14
Dizin: Deneme | 0 Yorum | 277 okuma

”Sana büyük bir sır vereceğim bilmem ben

Sana benzeyen zamandan söz açmayı

Bilmem senden söz açmayı,bilir görünürüm.”

L.ARAGON

Tüm söylenecekler söylendiğinden

Tüm yazılacaklar yazıldığından

Her şey sonlu olduğundan

Her şey sen olduğundan

Suskunluğum

Bu bir susku perdesi

Perdenin ardı

Sana ayan

‘’sana bi şey olursa yaşayamam”

En çok susarken söylediğim

Gözlerine bakarken anlattığım

Dolaşırken yaşadığım

Dilime doladığım

Gezdirdiğimdi

Sen bana bakarken en çok bunu okudun

‘’sana bi şey olursa yaşayamam”

Evet bu da bi hikaye

Sade/sadece bi hikaye

Bilirsin

”yol kendiliksiz kendine gitmek”tir

Sen

Bir yolsun

Bir düşsün

Belki Kurosowa’ nın

”Şeftali Bahçesi” düşündeki

Küçük /meraklı/heyecanlı

Arayış içinde /iz süren

Bahçeye koşan/bahçede

Önce yokluğu bulan

Sonra orda güzellikte

Yok olan /hayran olan

Hayrete düşen,

Sonra,

Gözyaşına boğulan çocuğun

Gördüğü

Dönüşen,değişen,oluşan umutsun

Sana,bana,bize bi şeyler oluyor

Şehir ıssızlaşıyor

Hava bulanıyor

Yağmur/kar/tipi/fırtına kuşatıyor

Beni/bizi/şehri/evreni

”rüya tüm çektiğimiz”

Beni saran tüm sıkıntılar

Başkalaşıyor

Elim ayağıma karışıyor

Korkuyorum

Kendimden/senden

Zamandan/yoldan

Kalbimden

ÖLÜM YOL KESİYOR

Seni dinlerken

Sana bakarken

Unutuyorum kendimi

Ne senle oluyorum

Ne de kendimle

Ne seni duyuyorum

Ne kalbimi

Buna anlam veremiyorum

Bu bi gölge mi/dilime doladığım söyleyemediğim

Bi itiraf mı?

Bu sabah

Dün sabah

Bi önceki günün sabahı

Her yer sen/her şey senken

Aynı şehirde ama başka yerlerdeyken

Sonra başka şehirde ama birlikteyken

Sen olayım/orda kaybolayım

istiyorum

Hani Urfa da göl kenarında balık olmak istemiştim ya

Sen oraya gelirsin beni görürsün diyeydi

Ya da Eyüp ün sabır mağarasına yolun düşer de

Taşlara el sürersin diyeydi

Mağarada bi taş olma isteği

Her yer

Her şey

Senken

Sensizlik

Tahammülü zor/

Gel artık/

Beni benden götürmeye gel

Elimi tut/bana sarıl

Sen olmama izin ver

Rüyalardan bi yol bul

Sonu bana çıksın

Bu bi sır

Ben sır söylemeyi

Söz söylemeyi bilmem

Senden söz açmayı

Bilir görünürüm yalnızca

Bu garip sesli şarkıcı kadın kim?

O şarkı söylüyor/kime neden söylüyor

Bu meyhane de nerden çıktı

Ben nerdeyim/burası neresi

Ve ben

Ve ben

Ben neye ağlıyorum?

Ben neden içiyorum?

Sen bana yollardan bahsediyorsun

Yalnızlığım büyüyor

Ölüme benzer duraklardan geçiyor

Şairi anarak

”perdesiz/yataksız/ateşsiz”

Ölüm yol kesiyor

Bu ses senin sesin

Uzak bana/yabancı/ve güzel

Yakın bana /dost/tanıdık/ve acı

Bir şairin sesini/mısralarını anımsatıyor

Bir gül serüveni bile

Ölümle başladığından/ve dahi

Onunla eşleştiğinden

En çok ölüm diliyorum Tanrı dan

Önce öldürsün

Yaksın ,yandırsın

Oldursun

Diye

Bülbüle ağıt yakmıyorum

Gül olsun/muhabbet olsun

O olsun istiyorum

”hiç unutmam,hiç unutmam,hiç unutmam”

Diyorum

Yol Mısri Sultan a çıkıyor

Ey gönül diyor,

Sen Ey gönül diyorsun,

Senin sesin yankılanıyor kulaklarımda

Derinden Mısri Sultan ın sesi sesini bastırıyor

”gel gayrıdan geç aşka eyle iktida”

‘gel gayrıdan geç aşka eyle iktida”

Yankı

Gayrıya yüz çevirmek için dua ederken

Bu dilek sende kesişiyor

Ama biliyorsun ki

”hangi tarafa yönelirseniz, Allah ın yüzü oradadır”

Biliyorum ki baktığımda gördüğüm

Yön / taraf

Hep O

Her şey

Allah a gidiyor/

Allah oluyor

Sen,sırlar biliyor

Bi şeye başka anlamlar

Yüklüyorsun,dünya diyorsun

Dünya da görüyorsun

Biliyor musun

Dün o karlı yollardan geçerken

Hatta saatlerce mahsur kaldığımız o dağ başında,

Yanımda ”Müşkillerin Anahtarı”nı taşırken / her tarafta Allah ın yüzü

Bi yerlere ulaşmak çabasıyla tüm otobüs ayaktayken/ben koltuğa gömüldüm

Orada/ o koltukta/ o gece yarısı/ ölümle karşılaşmayı düşündüm ve sonra seni

Yazdıklarını okudum/önce anlamlar verdim/sonra tüm bu anlamları sildim

Önce kurup/sonra yıktım Güven duygusundan bunca yoksunum,bunu en çok ve en iyi sen biliyorsun , böyle değildim/ ama bu halimi daha çok seviyorum

Bağları gevşetiyor…..

Ama biliyor musun?

Aynanın içinde göründüğümüz kadarız,

Aynanın içinde olduğumuz kadar….

Allah dilediğini siler /dilediğini bırakır diyor,

Yüce kitap ve ana kitap onun katındadır

Yunus gibi bi gönle girmeyi dilemekten

Başka elden/elimden bi şey gelmiyor

Ey benim canım!

Ey benim canımın canı

İki gözüm,içimin içinin içi

Her şeyin iç yüzünü görmeye çalışırken

Eşyanın/kadının/dünyanın zahirine takılma

Çünkü

Tüm güzellikler geçicidir

Hakikat içtedir,

Öyle değil mi?

Bakarken gördüğün güzellikler sendendir

Hem zaten

HER ŞEY KALPTİR

Kalbe söz geçirmek mümkün değildir

Önce görünüp sonra uzaklaşırken sen

Yalnız saatler/yollar/şehirler

Gülüş vaatleriyle gurbete atarken gönlümü

Kadere ve gönlüme dair

Sözler söylüyorum

Acıyı

Kederi

Nasıl

Biliyorsam

Sevmeyi de bilirim

Bilirsin

Bilirsin

Gökten ne yağarsa kabulümdür

Arzu Ayan

Arzu Ayan

1975 ankara doğumlu ama hep bir yere bağlanamamın bir yerde kalamamanın ve yerli olamamanın acısını yaşıyor yüreğinde/ tek bi cümleyi ödünç almış yedeğine onu taşıyor gittiği gidebildiği her yere /acılardan büyük yer yoktur/ | Yorumları
Yorum yazabilir, veya kaynak gösterebilirsiniz.

Görüşünüz