”Sana büyük bir sır vereceğim bilmem ben
Sana benzeyen zamandan söz açmayı
Bilmem senden söz açmayı,bilir görünürüm.”
L.ARAGON
Tüm söylenecekler söylendiğinden
Tüm yazılacaklar yazıldığından
Her şey sonlu olduğundan
Her şey sen olduğundan
Suskunluğum
Bu bir susku perdesi
Perdenin ardı
Sana ayan
‘’sana bi şey olursa yaşayamam”
En çok susarken söylediğim
Gözlerine bakarken anlattığım
Dolaşırken yaşadığım
Dilime doladığım
Gezdirdiğimdi
Sen bana bakarken en çok bunu okudun
‘’sana bi şey olursa yaşayamam”
Evet bu da bi hikaye
Sade/sadece bi hikaye
Bilirsin
”yol kendiliksiz kendine gitmek”tir
Sen
Bir yolsun
Bir düşsün
Belki Kurosowa’ nın
”Şeftali Bahçesi” düşündeki
Küçük /meraklı/heyecanlı
Arayış içinde /iz süren
Bahçeye koşan/bahçede
Önce yokluğu bulan
Sonra orda güzellikte
Yok olan /hayran olan
Hayrete düşen,
Sonra,
Gözyaşına boğulan çocuğun
Gördüğü
Dönüşen,değişen,oluşan umutsun
Sana,bana,bize bi şeyler oluyor
Şehir ıssızlaşıyor
Hava bulanıyor
Yağmur/kar/tipi/fırtına kuşatıyor
Beni/bizi/şehri/evreni
”rüya tüm çektiğimiz”
Beni saran tüm sıkıntılar
Başkalaşıyor
Elim ayağıma karışıyor
Korkuyorum
Kendimden/senden
Zamandan/yoldan
Kalbimden
ÖLÜM YOL KESİYOR
Seni dinlerken
Sana bakarken
Unutuyorum kendimi
Ne senle oluyorum
Ne de kendimle
Ne seni duyuyorum
Ne kalbimi
Buna anlam veremiyorum
Bu bi gölge mi/dilime doladığım söyleyemediğim
Bi itiraf mı?
Bu sabah
Dün sabah
Bi önceki günün sabahı
Her yer sen/her şey senken
Aynı şehirde ama başka yerlerdeyken
Sonra başka şehirde ama birlikteyken
Sen olayım/orda kaybolayım
istiyorum
Hani Urfa da göl kenarında balık olmak istemiştim ya
Sen oraya gelirsin beni görürsün diyeydi
Ya da Eyüp ün sabır mağarasına yolun düşer de
Taşlara el sürersin diyeydi
Mağarada bi taş olma isteği
Her yer
Her şey
Senken
Sensizlik
Tahammülü zor/
Gel artık/
Beni benden götürmeye gel
Elimi tut/bana sarıl
Sen olmama izin ver
Rüyalardan bi yol bul
Sonu bana çıksın
Bu bi sır
Ben sır söylemeyi
Söz söylemeyi bilmem
Senden söz açmayı
Bilir görünürüm yalnızca
Bu garip sesli şarkıcı kadın kim?
O şarkı söylüyor/kime neden söylüyor
Bu meyhane de nerden çıktı
Ben nerdeyim/burası neresi
Ve ben
Ve ben
Ben neye ağlıyorum?
Ben neden içiyorum?
Sen bana yollardan bahsediyorsun
Yalnızlığım büyüyor
Ölüme benzer duraklardan geçiyor
Şairi anarak
”perdesiz/yataksız/ateşsiz”
Ölüm yol kesiyor
Bu ses senin sesin
Uzak bana/yabancı/ve güzel
Yakın bana /dost/tanıdık/ve acı
Bir şairin sesini/mısralarını anımsatıyor
Bir gül serüveni bile
Ölümle başladığından/ve dahi
Onunla eşleştiğinden
En çok ölüm diliyorum Tanrı dan
Önce öldürsün
Yaksın ,yandırsın
Oldursun
Diye
Bülbüle ağıt yakmıyorum
Gül olsun/muhabbet olsun
O olsun istiyorum
”hiç unutmam,hiç unutmam,hiç unutmam”
Diyorum
Yol Mısri Sultan a çıkıyor
Ey gönül diyor,
Sen Ey gönül diyorsun,
Senin sesin yankılanıyor kulaklarımda
Derinden Mısri Sultan ın sesi sesini bastırıyor
”gel gayrıdan geç aşka eyle iktida”
‘gel gayrıdan geç aşka eyle iktida”
Yankı
Gayrıya yüz çevirmek için dua ederken
Bu dilek sende kesişiyor
Ama biliyorsun ki
”hangi tarafa yönelirseniz, Allah ın yüzü oradadır”
Biliyorum ki baktığımda gördüğüm
Yön / taraf
Hep O
Her şey
Allah a gidiyor/
Allah oluyor
Sen,sırlar biliyor
Bi şeye başka anlamlar
Yüklüyorsun,dünya diyorsun
Dünya da görüyorsun
Biliyor musun
Dün o karlı yollardan geçerken
Hatta saatlerce mahsur kaldığımız o dağ başında,
Yanımda ”Müşkillerin Anahtarı”nı taşırken / her tarafta Allah ın yüzü
Bi yerlere ulaşmak çabasıyla tüm otobüs ayaktayken/ben koltuğa gömüldüm
Orada/ o koltukta/ o gece yarısı/ ölümle karşılaşmayı düşündüm ve sonra seni
Yazdıklarını okudum/önce anlamlar verdim/sonra tüm bu anlamları sildim
Önce kurup/sonra yıktım Güven duygusundan bunca yoksunum,bunu en çok ve en iyi sen biliyorsun , böyle değildim/ ama bu halimi daha çok seviyorum
Bağları gevşetiyor…..
Ama biliyor musun?
Aynanın içinde göründüğümüz kadarız,
Aynanın içinde olduğumuz kadar….
Allah dilediğini siler /dilediğini bırakır diyor,
Yüce kitap ve ana kitap onun katındadır
Yunus gibi bi gönle girmeyi dilemekten
Başka elden/elimden bi şey gelmiyor
Ey benim canım!
Ey benim canımın canı
İki gözüm,içimin içinin içi
Her şeyin iç yüzünü görmeye çalışırken
Eşyanın/kadının/dünyanın zahirine takılma
Çünkü
Tüm güzellikler geçicidir
Hakikat içtedir,
Öyle değil mi?
Bakarken gördüğün güzellikler sendendir
Hem zaten
HER ŞEY KALPTİR
Kalbe söz geçirmek mümkün değildir
Önce görünüp sonra uzaklaşırken sen
Yalnız saatler/yollar/şehirler
Gülüş vaatleriyle gurbete atarken gönlümü
Kadere ve gönlüme dair
Sözler söylüyorum
Acıyı
Kederi
Nasıl
Biliyorsam
Sevmeyi de bilirim
Bilirsin
Bilirsin
Gökten ne yağarsa kabulümdür