Sadık Yalsızuçanlar
231 izlenim
1. 2007 yılında dikkatinizi çeken edebî çalışmalar (dergi, internet, kitap, isim, televizyon, vb.) hangileri?
Doğrusunu isterseniz, bendeniz dikkatli bir ‘izleyici’ değilim. Bir telaş, bir koşuşturmaca içinde sürüklenip gittiğimden ayrıca çok değerli şeyleri de ıskalıyorum çoğunlukla. Ama, sizin ‘gökekin’i mesela zaman zaman okuyorum. Kurulduğundan bu yana ciddi bir gelişme kaydettiğini, zenginleştiğini görüyorum.
Televizyon olarak kanal 24’ün, bizim belgesel yayıncılığına, diline ve birikimine bir katkı sağladığını söylemek isterim.
2007’yi daha çok İbn Arabi ve Guenon okuyarak geçirdim. Arada Oğuz Atay’a, Yahya Kemal ve Tanpınar’a tekrar döndüm. Ama yeni edebiyatı izleyebildiğimi söyleyemem.2. 2007 sizin için nasıl geçti? 2008 için plânlarınız var mı?
Telaş içinde ve boş geçti diyebilirim. 2008’de migren ağrılarımın biraz yatışmasını diliyorum. Arapça çalışabilsem diyorum. Yeni bir öykü kitabım var, ona çalışabilsem.
İki kez Frankfurt’a gideceğim, ona hazırlanıyorum. Kürt sorunuyla ilgili bir kitap yazdım, onun yayını olacak.
3. Matbu yayınların (özellikle dergiler) durumu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sürekli takip ettiğiniz bir basılı ya da e-dergi var mı? Varsa neden özellikle o dergi?
Dergilerin bir çoğuna yazdığım için okuyorum da. Sürekli okuduğum, takip ettiğim bir yayın yok. Gökekin, Dergibi gibi birkaç siteyi izliyorum.
4. Sizce dergilerin internet yayımcılığına bakışı ne olmalı?
Bendeniz edebiyatın kağıtla kitapla kaydedilmesinin daha güzel olduğuna inanırım ama internet imkanının da kağıdın kitabın imkanlarını aşan bir yanı olduğundan onu da önemsiyorum.5. İnternet yayımcılığının edebiyata etkisi sizce nedir? İnternet yayımcılığının geleceği için öngörüleriniz neler?
Daha da yaygınlaşacak gibi görünüyor. Tabi internet ortamının bazı tatsız tarafları var ama sanırım halis niyet olursa, bu bir imkana dönüşüyor.
6. 2008 ve sonrasında edebiyat için öngörüleriniz nelerdir?
Yeniden geleneksel-kutsal damarlara dönülmesi, dolayısıyla edebiyatımızın daha da gürbüzleşmesi yönünde kesintisiz bir gelişme olduğuna inanıyorum, her yıl, bu eğilimin daha da güçleneceğini umuyorum.







Bu kadar üretken, durmadan bir yerlere bir şeyler yazan, eli sanki boş durmaktan utanan bir yazar abimizin, dikkatli bir izleyeci olmamısı mühim değildir kanaatimce. Bu kadar dergiye yazı gönderip, ayrıca yeni kitapları durmadan basılan birisi, herhalde yemek yerken bile diğer taraftan yazı yazmak ile meşgul olmakta. Yoksa nasıl yetişir tüm bunlar halen anlamıyorum. Tebrikler gerçekten, “üretkenliğinize” tebrikler..