Şubat doldu mu içim
Kar yağıyor yüzüme
Kara kedileri,
Kızak çeken veletleri
Bırakıyorum
Söz’ün tutmaz
Yaş’ın için
Bir gün unutacak olursan
Kömürdendir gözlerim
Çocuklar yerlere sürsün, tamam
Adam saysınlar kardan
Sabra çıkan şahın,
Bende olan fâş’ın için
Toprak daha çok güneş kokacak
Eriyecek sen büyüdükçe gövdem
Kıvamında dövülmese de bu iplik
Emanet bırakıyor ölçüsünü her giden
Isıtan yaz’ın, Üşüten kış’ın için
Hem savaşın, barışın,
Kuyuda taş’ın için
Ey sitare!
Düğüm saydığım ne varsa
Çok benden
Çoksun hep
Ondan bir eksiktir şubat
Ondan, bir fazlasın sen.