Ölme çiçeği
277 izlenim
Umutla beslenmediği, her şeyiyle kendini sınırsız bir ilerleme çarkı içine hapsettiği, kutsalı tanımadığı ve Tanrı’yı yadsıdığı için erdemsiz olan bir korku çağında yaşamakta olduğumuzu söylüyordu İlhami Çiçek yirmi beş yıl önce. Umut tükenmedikçe güneşin hep yakınlarında kalacağına inanıyordu O. Türk Şiirinin içine hüzünlü bir çiçek sunulmuştu ürkek ve durgun ellerinden. Mehmet H. Doğan “umut verici” diye bahsediyordu “umut çullarını” kararlılıkla bağladığı şiirinden. Umut oralarda bir yerdeydi, apaçıktı, uzanılsa tutulacak denli yakındı dizelerinde. Filistin’deydi umut mesela, sessizdi korku çağının suskun insanlarından ötürü gel gelelim. Her şey eninde sonunda sessizdi nitekim. İnsanın en makbul haliydi ağlamak, ama sessizdi o da. Kahır sessizdi sonra, büyüyen; dallanıp budaklanan, bütün kılcalları işgal eden hüzün sessizdi. İnsanlar da sessizdi işte, cesetleri üzerine umut parçaları örtülen çocukların önünde, sessizdi…

İlhami Çiçek

İlhami Çiçek
İlhami Çiçek’in şiirlerine payanda olan imajlardan biri de yalnızlıktır. Ebu Zerr el-Gıfarî telmihine başvurur yalnızlığını imlemek istediğinde. Yalnızdır da İlhami Çiçek, yalnız yaşamıştır hisdaşı gibi, Türk şiirinde keskin ve yalnız bir yürüyüştür onunki. Hicranı ile baş başa bırakıldığı karakolun ikinci katında yalnız ölmüştür. Yalnızdır hâlâ şiiri, giremez antolojilere; korkulduğu gibi Ebu Zerr’in sözlerinde, korkulur İlhami Çiçek’in şiirlerinden de. Düşlediği ıssızlık muhayyele ötesidir O’nun. Boyuna yalnızdı şair, geçen yıllara değişen coğrafyalara karşın yalnızdı. Yalnızdı halk içinde, korku çağında yalnızdı. Yalnızlık, korkunç kalabalık olan bir dünyada çıldırtıcı bir yalnızlıktı başında duran. Taşradan şehirlere inmek yalnızlık sağlar insan topluluklarına İlhami Çiçek’e göre. Irmaktan mahrumdur çünkü şehirler, ormanlardan ve leylaklardan ya da. Şehirlerin büyüdükçe kabalaştığını düşünür. Bu kaba ve kalabalık yığın içinde metruk bir kümbettir İlhami Çiçek.

Öğretmen İlhami Çiçek
Ölme Çiçeği
İlhami Çiçek dizelerinde yer yer ahvalini de tasvir etmekten kaçınmaz. Gün kesin biçimde akşamlıdır ve Leyla gerekli olduğunu ayırtına varamadıkça her şey daha zor olacaktır. Gemisi paramparça olmuştur şairin, ıssız bir denizde yapayalnız kalmıştır ve dostlarını imdada çağırmaktadır Satranç Dersleri’nde. İntihar fikri yoklamaktadır şairi ve bu fikir fazlasıyla yapışkan bir fikirdir şairin zihninde. Peş peşe gelen sara nöbetlerinden, krizlerden, panik yekûnunun hassas bünyesine dağıttığı hafakanlardan bahseder. Son dönem şiirlerine hakim olan imajlardan biri şiddettir İlhami Çiçek’in. Betimlediği şiddet oldukça korkutucu raddelere ulaşmıştır. Âsude ve fakat şiddetli bir yalnız bırakış oldu sonunda yaptığı da.
Hikâye sahasında da kalem koşturan İlhami Çiçek’in bu konuda fazla yetkin olmadığını ifade etmek gerekir. Mütekamil olduklarından kuşkulu olunan dört adet hikâye yazmış ancak bunlardan hiçbirini yayımlamamıştır. Ayrıca yayımlanmak üzere kendisiyle, söyleşiyi yapanın lâ edrî olduğu bir söyleşi de yapılmıştır. İlhami Çiçek hakkında Hece Dergisi ‘Hece Taşları’ adı altında bir dosya hazırlamıştır. Ayrıca şiir, hikâye ve hakkında yazılanların derlendiği GöğEkin adlı bir kitap hazırlanmıştır vefatından sonra. İlhami Çiçek hakkında yazı, anı ya da şiir kaleme alan muharrirler arasında Arif Ay, Cahit Yeşilyurt, İbrahim Demirci, Necip Evlice, Turan Koç, Mehmet H. Doğan, Mehmet Atilla Maraş, Osman Selvi, Âtıf Bedir, Abdürrahim Erkal, Ahmet Oktay gibi isimler zikredilebilir.
“Bu yapışkan yaşam
Bu yokluk yurdu
Senin gibilerle dolu” (Ionescu’nun Yalnız Adam adlı eserinin arkasına yazmış olduğu ve yayımlanmamış olan Yalnız Adam başlıklı şiirinden)
Editör’ün Notu: Ölme Çiçeği daha önce Renkli Dergi’de yayımlanmıştır.





sırça köşklerinde “edebiyat buyuran” zevat okuyup biraz vefa öğrensinler…
teşekkürler…
vefa için, anlatım için, isabetlilik için, içten yakalayışlar için…
elhasıl varol…
‘Vefa’ vurgunuz için ne kadar teşekkür etsem azdır. Gaye bu idi. Dilerim ki anlatabilmişmdir ve dilerim ki hep yalnız defnedilmesin Ebu Zerr’ler.
Şairin coğrafyasının her bir karesinin didik didik edildiği ortada. Şairin dünyasında anahtar iki sözcük (hüzün ve yalnızlık) bütün yönleriyle anlatılmış. Tek kelimeyle mükemmel. Ancak bana göre şairden mısralar da serpilmeliydi metnin uygun yerlerine. Yüreğine ve kalemine sağlık…
Mısra alıntılamak konusunda haklısın, bunu neden es geçtiğimi anlayabilmiş değilim. Sanıyorum ilk hâlinde bir yer sınıtısı söz konusu idi ve sonradan da eklemek aklımıza gelmedi. Bununla birlikte, İlhami Çiçek adresinde şairin tüm eserlerini yayımladık. Ayrıca tek yayımlanmış kitabı olan Satranç Dersleri‘ni ve vefatından sonra yayımlanan GöğEkin adlı eseri, bir parça genişleterek yayımladık.
İltifatların için müteşekkirim.
[...] İntiharın en kusursuzunu arıyor bunaldıkça insanoğlu. Kurt Cobain, Sergey Yesenin, İlhami Çiçek. İntihar en iyi şiirle açıklanabilir belki de Albert Camus [...]