Neden toprak böyle tozlu?
Neden dalları kuruyup kırılmış ağaçların?
Neden dikenler acıtmıyor elimi?
Neden şu kocaman taşlar yeterince beyaz değil?
Neden solmuş bazı çiçekler dalında?
Neden meyvesiz şu söğüt?
Neden minareler gökyüzüne ulaşmıyor?
Neden duvarları boyasız evlerin?
Neden kuşların tüyleri ortalıklarda?
Neden otlar yeşil değil?
Neden böcekler birbirine küskün?
Neden dumanlı şu ateş?
Neden gülümsüyor şu çocuk?
Neden karıncalar yuvalarından çıkmıyor bugün?
Neden sessizliğin sesi bile yoruyor beni?
Neden kıpırdamıyor şu dağlar?
Neden bu horoz böyle rengarenk?
Neden şu siyahlı beyazlı inek bağlanmış otluyor?
Neden çobanın elinde bir de sopa var?
Neden kalbim çarpıyor böyle benden sorgusuz?
Neden bunca neden?
….
.
Ali Ömer Akbulut | Cumartesi, Haziran 25, 2005, 7:35
“neden bana sorar ki dalgalar
benim onlara sorduklarımı?”
neruda
İsmail Karakurt | Pazar, Haziran 26, 2005, 7:35
Çocuk hayretimin nedenlerini çoğalttı neden’leriniz.
Dilinize sağlık, gönlünüz hoş olsun…
Ayşe Cevahir | Pazartesi, Haziran 27, 2005, 7:35
teşekkür ediyorum..