Monolog söyleşi
166 izlenim
Bir dilek tuttun ve ağacı öldürdü
Kanattığın yaralar
Ellerinde gayr-ı meşru hüzündür
Mekruh fısıldanmalar…
Ki benim kundağımdan
Bir parça kırmızı sökülerek
Asılmıştır o ağacın dalına
Ve yedi kuşluk vakti
Yedi kere
Yıkanmıştır kundağım inatla
ve sabırla…
Ben ki
Kökleri damarlarımda gezinen
O ağacın oğluyum
Şimdi ben de sırtımı yaslayacak
Bir ağaca muhtacım
Ey benim kadim yârim
Gözlerimin ışığı
Ver kırmızıları
Şuracığa gömeyim
Yeşil umutlarımı
Sana ben giydireyim.





Kaleminize bereket efendim…
Ağaçlar ve insanlar…ne kadar da aynılar…
Yeşiller ve kırmızılar…
avuçlarımızda gömülüdür bütün umutlar…
Yerinde bir tespit efendim. Ayrıca dileğinizden dolayı da müteşekkirim. Allah razı olsun.
ben de anladım ki;
ağaçlar,kah yapraklarından kah köklerinden acı’yı emerek büyüyorlar…
Acı’ya dönüşerek büyüyorlar…
vesSelam