Minyatür
İşte bir şey aydınlanıyor
Elimde : kuş ve çiğ dolu bir albüm.
Bak! Uzuyor kanadı kuşların
Mavi mavi
Bir çöle ve otların türküsüne
Ahenk veriyor içimdeki tüyler ve rüzgâr!
Rüzgârda İsa nefesi
Kanatıcı bir gül
Yüzün ve sözün
Yâr!
Irmaklar at gibi koşuyor
Upuzun.
Ateşli bir ney sesi
Ağır akışlarla
Hüzün ve zehir.
Yüzüm yanıyor bütün gün
Aşkı bir çoban ateşi gibi
Çoğalıp duran muhtevasıyla.
Yaşamak
Kıskıvrak bir ceylan yalnızlığıdır artık
İçine dönüp
Güneşini paylaşarak
Her şey birden! Birden oluyor işte
Senden gelen işaretler bile.
minyatur
Ay gibi damlıyor sonra
Bu soluyan
Bu sarı kemikli minyatür
Hangi ruhun görüntüleri
Bu.
Işıklı sûret oluyor…










4:29 am | Mayıs 27, 2006
daha ilk dizelerde şiir çarpıyor sizi:
“İşte bir şey aydınlanıyor
Elimde : kuş ve çiğ dolu bir albüm.”
“incil sesli keçiler”den [s.karakoç]sonra sanırım isa nefesli rüzgar da çok alıntılanacak: “Rüzgârda İsa nefesi”.
Final son darbeyi vuruyor; isteyen buradan bir felsefe de çıkarabilir, isteyen hayatının hikayesini, isteyen kem talihini…
istersen umut…
teşekkürler ismail karakurt…
4:30 am | Mayıs 30, 2006
yorumunuz için teşekkür ederim hocam. ayrıca resmi değiştirmede endişe temeyin böyle daha güzel olmuş. önceki benim de içime sinmemişti.
bu resimler hem başlık hem de içerikle örtüşüyor…
muhabbetle…
4:31 am | Mayıs 31, 2006
Şirlerinizde yalınlığın arka planında duran evren tüm gizemiyle öylece duruyor.Bir yerden okumuştum. “Gerçek sadedir, onu biz süsler biz büyütürüz ama o hiç değişmez.” Yüreğinize sağlık, kaleminize bereket…