January 10, 2009, 0:08

Lacivert ve şizofren

Anahtar kelime: ,
Salı, Mayıs 10, 2005, 8:58
Dizin: Şiir | 3 Yorum | 231 okuma

Aydınlığın hasretiyle yaralı
çekingen bir geceye
bütün ağrılarıyla sokulmuş beklerken
bir el salımı şuracıktan
karanlığı soluklarıyla emerek
oluverir ya sabah
hanidir
gül yüzünü kara peçelere bürümüş
sevdalı tüm sözlerin uykusundan süzülerek
karışıverdi içimize sevgili yürek.

Yıldızlara parlayan gözleriyle
çocukların uykusunu böldü bir dost,
sırtını yaslamış denize
kollarında güneşi yakmış
yıllarca aynaya dökmüştü içini;
vadiyi gagasında taşıyan bir martının eteğinde
y a l n a y a k y ü r ü m ü ş t ü d e n i z i g e c e y e.

Gençken
tütsülü oyunlarda
dostlara yaslamıştı başını
gözbebeklerinde
telaşla gülümsenmiş
ironik bir masaldı yaşam.
İç ceplerinde mehtap
gözyaşlarında çiçek
soluk bir resimde tarih
ille de erilmeyen deniz
kahredici bir bekleyiş
yemyeşil ufuklarda.

Kaldırımlar
serin bir okşayışla silkeledi saçlarını
eteğindeki tüm resimleri
çocuk sesli annelerin yanaklarına
çiziverdi sancıyla.

Karaçalı bir ocakbaşında
adı anılmaya görsün
çığlık çığlığa bir çocuk
ince bir ıslık gibi serince
sızladı göğsünde,
muhabbetin sararmış tarihi Ganita’da
dostların yüreğini hoplatan
bir dokunuştu beynindeki sancı.

Kış yangısını söndürmüş
aydınlığını yutmuşken gece
nerden bilsindi!
uzak ülkelerin avcısı
dudaklarına kan kırmızı çığlığı bastırıp
sevginin ağırlığını geceye taşıyıverecek
neden bilmesindi:
ellerini çiçeklere gömüverdi yaşam.

Güneşe kanat çırpan kuşlar
eksik olmadı dudaklarından
hiçbir çiçek solmadı bağrında
şen şakrak bir çocuk zarafetiyle
dalgalarla sevişti bir ömür
acınacak hallerine aldırmadan
yüzlerce sevda tutundu perçemlerine
saçlarının dalgalanışında
soluk alıp veriyordu hayat.

Oysa iğrenç bir büyü
sürmeli gözlerle
yalancı yüzlerle
aldatan sözlerle
kîre gömdü aynaları
baştan çıktı tüm çocuklar.

Hayatın kısa donlu soytarıları
insanlık kamburu aşıklar mı?
koyver telef olsunlar yüzeylerde
sevginin derinlerine boğulmak düşer size
derinliğine.

Gözlerinizde
sevgiye bir sarılışım yok mu?
coşkuya boğuveriyor tüm çocukları
öldüresiye bir umut hoplayıveriyor yüreklerinde.

Ve…
kahkahaya yetmedi gece.
günün ilk ışıklarıyla
tüm yıldızları çekti gülüşleri üstüne
ipek bir fular gibi
sarmaladı yüreği ağrı
çocuğun gözlerine yumuldu sevda.
kaskatı kesilmiş yüzleri
sevgiye yalayıp geçti bir el.
çocuk
yumuşak bir dokunuşla
fırladı ağzından.

Peki
dostları yatıştıran ellerinize ne oldu,
gözlerimi içti mi yüzleriniz,
çocukluğum yüreğinize mi karıştı,
kim engelledi onu, bu
bu dökülen kan da ne,
çiçekler mi akıyor beynimden,
kim, kim aldı ellerimi,
ne, göğün rengini ne bozdu,
kim çaldı yüreğimi denize,
güneşe kapanan
bu çocuk yüzlüler de kim?

Tüm anlamlar tükendi. Söz bitti.
Yetmedi. Yetmedi sevda.

Tanrım!
Yerin dibinde işim ne?

ali ömer akbulut

ali ömer akbulut

Zarifçe ve Dergibi editörü. Öğretmen. Ürünleri; Merdivenşiir, Zinhar, Gece Yazısı, Vivo, Kavsıkuzeh, Taflan, Adı Yok gibi dergilerde yayımlandı. | Yorumları
Yorum yazabilir, veya kaynak gösterebilirsiniz.

“Lacivert ve şizofren” başlıklı yazıya ait 3 yorum var

  1. Cahid Efgan Akgül | Salı, Mayıs 10, 2005, 8:58

    * y a l n a y a k y ü r ü m ü ş t ü d e n i z i g e c e y e.

    * ille de erilmeyen deniz
    kahredici bir bekleyiş

    * dudaklarına kan kırmızı çığlığı bastırıp
    sevginin ağırlığını geceye taşıyıverecek

    * kîre gömdü aynaları
    baştan çıktı tüm çocuklar

    * ipek bir fular gibi
    sarmaladı yüreği ağrı

    bi yorum yapim mi? yok yok siz anladınız zaten :)

  2. Ali Ömer Akbulut | Salı, Mayıs 10, 2005, 8:59

    eyvallah kardeş…

  3. Fatma Esti | Pazar, Mayıs 28, 2006, 8:59

    “kirleten büyü”hayatın bir yerinde “baştan çıkarıyor çocukları.” bu çocuklar da hayatı baştan çıkarıyorlar bir zaman sonra.yaşadığımız dengesizlikleri taşıyan bir denge bu sanırım.tebrikler

Görüşünüz