January 9, 2009, 22:44

Kırık zaman eskizleri

Anahtar kelime: ,
Cumartesi, Nisan 30, 2005, 9:08
Dizin: Değini | 1 Yorum | 321 okuma

I-

gecenin en sır vaktindeyim. ritimli bir sancıyla yağıyor yağmur. rüzgarlardan poyraz. caddelere uçurum bulaşmış gibi yoğun bir sessizliği yutmuş şehir. kuş uçmaz kervan geçmez ıssızlığı. bir adam içinde bir kadın.

ay dönüyor yağmur yağıyor ben yürüyorum. ve bir iklime girer gibi giriyorum mutantan bir caddeye. her yer ışıl ışıl ışık. kahrolası neonlar!

paçacılar var. ayakta alkışlanacak bir performansla -bırakın ayakta alkışlamayı, ayakta durmayı bile beceremeyen- sarhoşları ayıltmaya çabalayan paçacılar.

/sarhoş ayıltmak bir paçacı marifetidir/

ayıltılan her sarhoş paçacının cebini aydınlatıyor. paça içmek için sarhoş olmak şartı aranmıyor ama ben tercihimi yağmurlardan yana kullanıyorum.

/paçalarımda aşkın bulaşığı/
ara soru:
aşk ne kadar bulaşıktır?

yağmurun ısrarını seviyorum. ısrarımı da. ağzımdan türküler sızaraktan kendimi ve kenti özetliyorum. sonra susuyorum. susar gibi özlüyorum sesini. ay dönüyor yağmur seni bana getiriyor. hamarat bir ceylan gibi beliriyorsun yanımda.

/ellerine sağlık yağmur/
ay dönüyor yağmur yağıyor ben yürüyorum. ay yağıyor yağmur dönüyor.

ay yağar gibi dönüyor, yağmur döner gibi yağıyor. ben dönüyorum arkama yağıyorum sen yoksun. ay! yanıyor. sen de tercihini yağmurlardan yana kullanıyorsun.sen gidince kanımda kasırga artıkları. sen gidince kan bulutlara yanaşık.

ay dönüyor yağmur yağıyor ben üşüyorum.

II-

sevimsiz şehirler yaşıyorum. sevimsiz ve mecbur. kaldırımlarına alışamadığım yollar yürüyorum. yürüyorum ve bitmiyor şehir. yüzlerine ısınamadığım adamlar görüyorum. damarlarına kan yürümemiş yüzler. gürültülü yalnızlık. toz ve eşya.

çiçekler ürküyor şehirden.
ağacın başı dönüyor eşyadan.
dağlar öfkeler biriktiriyor binalara.
denizin derdindeyim diyor suya varmak çabasındaki balık.
özgürlüğe kanat vuruyor özünün peşinde bir kuş.
tabiat kaldıramıyor kaldırımların yükünü. kafasını takıyor ve içine çekiliyor.
ben de içime çekiliyorum gitgide. içime çekilip çekilip kayboluyorum.

III-
şehirler içinde en sevdiğim senin gözlerin.

Cahid Efgan Akgül

Cahid Efgan Akgül

Adıyaman'da doğdu. Kilis'te liseyi, Kahramanmaraş'ta yüksek okulu. Kütahya ve İzmir'de askerliğini tamamladı. Bir tarafı İstanbul'lu. Bursa'ya hayran. Gaziantep'e yerleşmek üzere. İşletme Fakültesi mezunu. Şiir, öykü ve yazılarını: Vivo, Ayvakti, Toplumsal Asabiyet, Ardıç, Kavsıkuzeh dergilerinde; E-mizan, Zarifce, Dergibi, Gökekin gibi edebiyat portallarında; Kilis'in sesi, Hududeli, Kent gazetelerinde yayınladı. | Yorumları
Both comments and pings are currently closed.

“Kırık zaman eskizleri” başlıklı yazıya ait bir yorum var

  1. Ali Ömer Akbulut | Pazar, Mayıs 1, 2005, 9:09

    yüzü daha çok öyküye dönük bir hali var bunun. ya da bir deneme. senin güçlü şiirlerinin söyleyişlerine benzer söyleyişler de taşıyor yer yer. aslında bence sen de iyi bir öykü damarı da var gibi. bunu olumsuz anlamda söylemiyorum. öykü bazan şiire benzer, bazan şiiri aşan bir damar bulabilir mi diye geçmiyor değil aklımdan; zaman zaman.
    şurası çok güzel:
    “ay dönüyor yağmur yağıyor ben yürüyorum. ay yağıyor yağmur dönüyor.
    ay yağar gibi dönüyor, yağmur döner gibi yağıyor. ben dönüyorum arkama yağıyorum sen yoksun. ay! yanıyor.”

    yorum istiyoruz, yorum diyoruz abiler. mahrum etmeyelim düşüncelerimizden birbirimizi.
    ben “bu deli bakalım ne diyor yine” diye sadece gülümseyin için yazıyorum. ciddiye almayın bunları ha:) ama yorumlara hepimizin ihtiyacı var…
    muhabbet..