Kimbilir
179 izlenim
”elbet hep böyle geçmeyecek ömrüm,biliyorum
Bu çeşit yaşamak zor
Kimbilir Tanrı m, kimbilir
Hangi güzel yerde beni Hangi ölesiye sevda bekliyor?’
T.UYAR
Bu garip sesli şarkıcı kadın kim?
O şarkı söylüyor/kime neden söylüyor
Bu meyhane de nerden çıktı.
Ben nerdeyim/burası neresi
Ve ben Ve ben. Ben neye ağlıyorum?
Ben neden içiyorum?
Sen bana yollardan bahsediyorsun,
Yalnızlığım büyüyor.
Ölüme benzer duraklardan geçiyor.
Şairi anarak”perdesiz/yataksız/ateşsiz”
Ölüm yol kesiyor. Bu ses senin sesin.
Uzak bana/yabancı/ve güzel.
Yakın bana /dost/tanıdık/ve acı .
Bir şairin sesini/mısralarını anımsatıyor.
Bir gül serüveni bile,
Ölümle başladığından/
ve dahi onunla eşleştiğinden,
En çok ölüm diliyorum Tanrı dan
Önce öldürsün
Yaksın ,yandırsın
Oldursun diye.
Bülbüle ağıt yakmıyorum.
Gül olsun/muhabbet olsun,
O olsun istiyorum ‘
‘hiç unutmam,hiç unutmam,hiç unutmam”
Diyorum/ Yol Mısri Sultan a çıkıyor,
Ey gönül diyor,
Sen Ey gönül diyorsun,
Senin sesin yankılanıyor kulaklarımda.
Derinden Mısri Sultan ın sesi sesini bastırıyor
”gel gayrıdan geç aşka eyle iktida”
‘gel gayrıdan geç aşka eyle iktida”
Yankı
Gayrıya yüz çevirmek için dua ederken,
Bu dilek sende kesişiyor.
Ama biliyorsun ki ”hangi tarafa yönelirseniz, Allah ın yüzü oradadır”
Biliyorum ki baktığımda gördüğüm yön / taraf
Hep O , Her şeyAllah’ a gidiyor/Allah oluyor .
Sen,sırlar biliyor,
Bi şeye başka anlamlar yüklüyorsun,
Dünya diyorsun, Dünya’da görüyorsun
Biliyor musun
Dün o karlı yollardan geçerken,
Hatta saatlerce mahsur kaldığımız o dağ başında,
Yanımda ”Müşkillerin Anahtarı”nı taşırken / her tarafta Allah ın yüzü
Bi yerlere ulaşmak çabasıyla tüm otobüs ayaktayken/ben koltuğa gömüldüm .
Orada/ o koltukta/ o gece yarısı/ ölümle karşılaşmayı düşündüm ve sonra seni
Yazdıklarını okudum/önce anlamlar verdim/sonra tüm bu anlamları sildim
Önce kurup/sonra yıktım.
Güven duygusundan bunca yoksunum,bunu en çok ve en iyi sen biliyorsun ,
böyle değildim/ ama bu halimi daha çok seviyorum. Bağları gevşetiyor…..
Ama biliyor musun?Aynanın içinde göründüğümüz kadarız,
Aynanın içinde olduğumuz kadar…. Allah dilediğini siler /dilediğini bırakır diyor,Yüce kitap ve ana kitap onun katındadır, Yunus gibi bi gönle girmeyi dilemekten başka /elimden bi şey gelmiyor.
Ey benim canım!Ey benim canımın canı.
İki gözüm,içimin içinin içi.
Her şeyin iç yüzünü görmeye çalışırken,
Eşyanın/kadının/dünyanın zahirine takılma
Çünkü tüm güzellikler geçicidir .
Hakikat içtedir,
Öyle değil mi? Bakarken gördüğün güzellikler sendendir.
Hem zaten HER ŞEY KALPTİR.
Kalbe söz geçirmek mümkün değildir.
Önce görünüp sonra uzaklaşırken sen
Yalnız saatler/yollar/şehirler,
Gülüş vaatleriyle gurbete atarken gönlümü ,kadere ve gönlüme dair
sözler öylüyorum.
AcıyıKederiNasıl BiliyorsamSevmeyi de bilirim
Bilirsin BilirsinGökten ne yağarsa kabulümdür ‘
‘ben zaten dünyada tek başınayım,hey
Bir sevdalı gönül bütün varım
Eğer o da olmasa ne yaparımKimbilir hey,Ne yaparım..”T.UYAR





Bir “şiir” bana göre, okuyucuya ikinci defa okuma hissi verdiği kadarıyla şiirdir. İçinde bir coşku yaratmayan ya da düz bir metin halinde başlayarak sona değin böyle devam eden, okuyanda etkileyeci bir izlenim bırakmayan, bütün anlamların yanlızca ait olduğu anlam ile sınırlı kalan “kelimeler dizimine” nedense “şiir” diyemiyorum. “Kimbilir” adlı bu şiirin üzerime bıraktığı etki bir kenara koyulacak olursa eğer -ki böyle bir etki yoktur- okuduğum her bir dize, üzerimde, okuduğum kadarıyla anlam bırakmakta ve bunun sonrasında yeni bir anlam arama hissi içerisine sokmamaktadır. Bu,şiiri, benim için alalade bir duruma getirmekte ve “şiir” olmaktan çıkarmaktadır.Şiirin mahremi olmadıktan sonra, okuyan üzerinde çokça bir anlam bırakmadıktan sonra, okurken zihninizi yormadıktan sonra “şiir” adına bir anlam ifade etmez. Bunun yanında, yapılan alıntıların çokluğu ve karmaşıklığı ve aynı anlam taşıyan kelimelerin - böyle söylemek gerektiğini düşündüm- farklı şekillerde söylenmesi - örneğin; Tanrı ve Allah kelimelerinin aynı metin içinde kullanılması- itici ve kulak tırmalayıcı olarak görünüyor bana kalrısa elbette… Görücüye çıkarılan şiirlere, tıpkı özel günlerde giysilere gösterdiğimiz özen kadar, önem göstermemiz gerektiğine inanıyor ve onlara hak ettiği değeri verebilmemiz temennisini diliyorum. Bu kaba eleştiriden dolayı yazardan özür diliyorum. saygılar.
Bir “şiir” bana göre, okuyucuya ikinci defa okuma hissi vermediği kadarıyla şiirdir. İçinde bir coşku yaratmayan ya da düz bir metin halinde başlayarak sona değin böyle devam eden, okuyanda etkileyeci bir izlenim bırakmayan, bütün anlamların yanlızca ait olduğu anlam ile sınırlı kalan “kelimeler dizimine” nedense “şiir” diyorum. “Kimbilir” adlı bu şiirin üzerime bıraktığı etki bir kenara koyulacak olursa eğer -ki böyle bir etki vardır- okuduğum her bir dize, üzerimde, okuduğum kadarıyla anlam bırakmakta ve bunun sonrasında yeni bir anlam arama hissi içerisine sokmamaktadır. Bu,şiiri, benim için fevkalade bir duruma getirmekte ve “şiir” kılmaktadır.Şiirin mahremi olmazsa, okuyan üzerinde çokça bir anlam bırakmazsa, okurken zihninizi yormazsa “şiir” adına bir anlam ifade eder. Bunun yanında, yapılan alıntıların çokluğu ve karmaşıklığı ve aynı anlam taşıyan kelimelerin - böyle söylemek gerektiğini düşündüm- farklı şekillerde söylenmesi - örneğin; Tanrı ve Allah kelimelerinin aynı metin içinde kullanılması- tınıyı hoşlaştırmış olarak görünüyor bana kalrısa elbette… Görücüye çıkarılan şiirlere, tıpkı özel günlerde giysilere gösterdiğimiz özen kadar, önem göstermemiz gerektiğine inanıyor ve onlara hak ettiği değeri verebilmemiz temennisini diliyorum. Bu ince eleştiriden dolayı şairden özür diliyorum. saygılar.