Eyvah kedileri de öldürmüşler,
Ne istediler zavallılardan.
Korkuyorum, işte bakamıyorum,
Yatıyorlar buz gibi karın üzerinde ve yer yer kızıl, bu da cabası .
Hani bahardı, durduk yere şimdi neden kar yağdı.
Kurbanlık mı bunlar ya hu,
Neden ayırdınız başlarını vücutlarından.
Hayır, o dar yere girmeyeceğim, o daracık yere.
Onlarda girmeyecek
Daha küçücükler olmaz,
Elimden kayıp düşemezler.
Bakın bir kara kedinin yavrularını kucaklıyorum
Hem de bir değil, bir batında altı tane,
Öldürdüklerinizin yerine.
Daha sevimli, daha doğurgan, daha genç hepsi.
Yakıp yıktıklarınızın yerine,
Büyüteceğim bu kara kedi yavrularını.
Saklayacağım, gizleyeceğim sizden, bilemeyeceksiniz.
Sellerden atlayacağım, buz tutmuş yamaçlara tırmanacağım,
Ve elbette ayağım kaydığında,
Siz aval aval bakarken elimden tutacak biri olacak yanımda.
Hüseyin Cahid Doğan | Salı, Mayıs 16, 2006, 4:38
“Çıkdun elden nedelüm ansızın eyvah pisi
Yandın ölüm oduna derd ile nâgâh pisi
Hasreta şir-i ecel buldu sana râh pisi
Nedelüm âh pisi neyleyelüm vâh pisi”