Kayıp bahçe
Bahçesini kaybetmiş bi çiçek kadar
kalabalıkken şimdi kimsesizliğim ;
Bana mor paltolu hıçkırıklar,
kanayan dizime bi mendil,
üstüne binip kiraz yiyebileceğim
baba omuzları lazım gelir…
Fikriye Karaman •
Ekim 8, 2006
120 izlenim
Bahçesini kaybetmiş bi çiçek kadar
kalabalıkken şimdi kimsesizliğim ;
Bana mor paltolu hıçkırıklar,
kanayan dizime bi mendil,
üstüne binip kiraz yiyebileceğim
baba omuzları lazım gelir…
Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm
‘ali ulvi kurucu’ya…’ duruldum ve camda pıhtılaştı buğu kirpiklerimde sancılı düşler uyuttum hep dürüldüm... Tamamı »
gecenin hassasına sokulan ağartısı peyderpey yüzüyor derisini öteki rengin. günün susku taşbaskısına... Tamamı »
Hizan’da ısrarlı bir güneş zaman kıvranıyor yörüngesinde dal uçlarından şualar sızıyor gece... Tamamı »
Üşüdüm Gündoğusu’na döndü yüzünü veda Sekti aşk sızladı parmaklarım Yaralı alnını ağrıma koysan Beyazdan... Tamamı »
Nedense hep alkışlanır kürsüye geciken adam? Bir akrep telaşlanır nedense, yelkovanın durduğuna… Oysa... Tamamı »
Gökekin en uğrak yerim. En küçük ricaların nasıl ciddiyetle karşılık bulduğunu burda gördüm. Yazı ve şiirlerini okuduğum kişilerin sadece isimleri değil, kalpleri de vardı. Teşekkür ediyorum emeği geçenlere…
— Yavuz
12:45 am | Ekim 8, 2006
Münhasır söylemler azaldıkta, bu denli özgün söyleyişler sanırım, oldukça kıymetli oluyor, olmalı. Hüzün ve “umut” aforizmaları…
“…/üstüne binip kiraz yiyebileceğim/baba omuzları lazım gelir…” Herkese basbayağı lazım gelen anımsama gücü. Muazzam!
Tebrikle…
12:47 am | Ekim 8, 2006
HCD’nin aforizma yargısına ben de katılıyorum. Bir adım daha öteye giderek Fikriye Karaman’ın bize sunduğu ürünler tam da şiirin ilham halidir.Gökekin’deki ürünlerinin tamamında bunu görebiliyoruz. Yine “asakiminelinde” nam siteden alıntıladığım “Şiir, yazanın ne yazdığını, okuyanın da ne okuduğunu bilmediği; alfabesiz ve de lügatsiz, ÖTElerden bir misafirdir dünyamıza…” şiir tanımında bize ilhamın o saf halinden bahsediyor. Ötelerin diliyle seslene şairimize selam ve şükranlarımla…
12:49 am | Ekim 13, 2006
turuncu, mahçup bir kelebek eyledi sözleriniz beni …