Bahçesini kaybetmiş bi çiçek kadar
kalabalıkken şimdi kimsesizliğim ;
Bana mor paltolu hıçkırıklar,
kanayan dizime bi mendil,
üstüne binip kiraz yiyebileceğim
baba omuzları lazım gelir…
HCD’nin aforizma yargısına ben de katılıyorum. Bir adım daha öteye giderek Fikriye Karaman’ın bize sunduğu ürünler tam da şiirin ilham halidir.Gökekin’deki ürünlerinin tamamında bunu görebiliyoruz. Yine “asakiminelinde” nam siteden alıntıladığım “Şiir, yazanın ne yazdığını, okuyanın da ne okuduğunu bilmediği; alfabesiz ve de lügatsiz, ÖTElerden bir misafirdir dünyamıza…” şiir tanımında bize ilhamın o saf halinden bahsediyor. Ötelerin diliyle seslene şairimize selam ve şükranlarımla…
Hüseyin Cahid Doğan | Pazar, Ekim 8, 2006, 0:45
Münhasır söylemler azaldıkta, bu denli özgün söyleyişler sanırım, oldukça kıymetli oluyor, olmalı. Hüzün ve “umut” aforizmaları…
“…/üstüne binip kiraz yiyebileceğim/baba omuzları lazım gelir…” Herkese basbayağı lazım gelen anımsama gücü. Muazzam!
Tebrikle…
Yunus Nadir Eraslan | Pazar, Ekim 8, 2006, 0:47
HCD’nin aforizma yargısına ben de katılıyorum. Bir adım daha öteye giderek Fikriye Karaman’ın bize sunduğu ürünler tam da şiirin ilham halidir.Gökekin’deki ürünlerinin tamamında bunu görebiliyoruz. Yine “asakiminelinde” nam siteden alıntıladığım “Şiir, yazanın ne yazdığını, okuyanın da ne okuduğunu bilmediği; alfabesiz ve de lügatsiz, ÖTElerden bir misafirdir dünyamıza…” şiir tanımında bize ilhamın o saf halinden bahsediyor. Ötelerin diliyle seslene şairimize selam ve şükranlarımla…
Fikriye Karaman | Cuma, Ekim 13, 2006, 0:49
turuncu, mahçup bir kelebek eyledi sözleriniz beni …