(Türkiye’de) Sanat ve muhalefet
Yorum Yok 139 izlenimSorun büyük oranda teolojik bir nitelik ve kurumsallık kazanmış resmî ideoloji bağlılığıyla ilgilidir. Türkiye’de bilinçaltımızda ‘Ermeni dölü’ imgesi uçuşup durur, kimi kurumlar kutsanır, ‘devlet’in yüce şahsiyetine saygı duyulur, bürokrasinin dokunulmazlığı vardır, ama siyasetçilere her türlü laf edilebilir, ‘fikriyatı’nı beğenmediğimiz bazı siyasal gelenek ve örgütlere ise belden aşağı vurulup durulur. Ve bunun adı, ‘muhaliflik’, eleştiri filan olur.
Kunde Kor - Kör Baykuş - Sadık Hidayet
3 Yorum 278 izlenimHerkes bir mecaz söylemeye gelir, diyorlar ya; hayat bir kıssa, baştan başa bir hikaye ve geçmiş gelecek, ay- yıl denildiği gibi hepsi aynı şey . Zaman , zamansız zaman.öyleyse romanın başından sonuna anlatılan şey bu dünyada tüm arayışlara rağmen mutluluğu bulmanın imkansızlığı değil mi?
Uykusuz şiir veya uyanıkların şiiri
5 Yorum 453 izlenimUyanıklık durumu birçok biçimde kendini gösterebilir. Yaşadığı hayatın, içinde bulunduğu durumun farkındalığı anlamında “varlık bilinci/kendilik bilinci” olarak uyanıklık hali bunlardan biridir. Bu durumda şiirin her şeye katlanabileceğini düşünmek pek mümkün görünmüyor. İçinde bulunduğu durumun farkında olmak (yani şiir halinin) onun tahammül sınırlarını keşfetmeyi de beraberinde getirir; bir tecrübedir o.
Aliya’da sanat düşüncesi
1 Yorum 292 izlenimGuenon’dan öğrendiğimize göre, ‘kral’, klasik Arapçada ed-dünya olarak ifade edilen, üzerinde yaşadığımız ve Kutsal Kitap’ta, ‘esfelisafilin (aşağıların en aşağısı)’ olarak nitelenen arzda; el-alem denilen yüce alemlerin gölgesi, temsilcisi ve hakikatlerinin tecellisidir.
İrfani gelenekte veli sultanlara yapılan secde, modernlerin sandığı
Etiyle ve kanıyla yazanlar
Yorum Yok 316 izlenimSevim Burak derinlerde bu düşmanlığın ve şüphenin kaynağını oluşturan bir esas düşmandan, “gizli düşman”dan söz eder ki, bu ölümdür.
İnsan şairane oturur yeryüzünde
Yorum Yok 209 izlenimÇünkü vahiy, saf ve katışıksız hakikat olarak, aklı aşan, aklı öteleyen ve çevreleyen bir kaynaktır; böyle olduğu kadar, insanın şuurundaki muhtemel bulanıklıkları da gidererek, onu daima kesrete karşı teyakkuza çağırır ve İlahi Merkez’de tutunabilmesinin imkanlarını işaret eder.
Sıkı bir yumruğa ne dersiniz
Yorum Yok 89 izlenimSözünü ettiğimiz Türk şairlerinde yapıları gereği, bütünleşmeden, belli noktalardan yakalanan şiir, Zarifoğlu’nda hayatın her noktasında yakalanıyor ve yekpare bir bütün çıkıyordu ortaya. Bu yüzden varoluşun her boyutuyla örtüşüyordu şiiri. Hayatla birlikte akışın ritmini tutturmuştu birkez: “Tanıkol / Yer sahibi gök sahibi / aktığımıza / içimize koyduğun sesle ”.



