Dolls - Bebekler
Takeshi Kitano’nun bu görsel bir şölen olan filmi, belki de Düşler(kurusova) den sonra, renkleriyle, sessizliğindeki gizemle, kırmızı iple bağlı sevgililerin aşk yolculundaki bağlılığı yanındaki talihsizlikleriyle ve her aşkın bir çıkmaz yol olduğunu anlatan üç öyküsüyle çarpıcı, etkili ve izlemeye değer yapıtlardan.İzledikten sonra etkisinde kalacağınız bu filmi, bi arkadaşıma göndermek için tekrar ortaya çıkardığımda, dayanamadım ve tekrar izledim.
V For Vendetta; anarşizmle gelen acımasız nezaket!
Biraz yoğun bir analiz yoksu kılınan sosyolojik zindanın farklı bir türevi içerisinde olduğumuzun ipuçlarını verecektir. Bu durum bir temsil vasıtasıyla daha iyi mütalaa edilebilir. Bir Müslüman kimliği ile filmi ele aldığımızda bu denli cezbin hasıl olması, yolunda olmayan birşeylerin varlığını ortaya koyar.
Safdışı kalan/bırakan bir derviş sinemacı: Andrei Tarkovski
Tarkovski’nin özelliği, hayatı şiirsel bir mantıkla algılamasıydı. Şiiri hakikatle olan ilişkisinin özel bir biçimi olarak görüyordu. Varoluşun şiirsel yapısını, filmlerinde oluşturduğu rüya evreniyle yansıtmaktaydı. Bu bağlamda Alexander Grin gibi sanatçıların yazgısını ve karakterini örnekler. Açlıktan ölmek üzereyken eline kendi yaptığı yayı alır,
Requiem for a dream: Bir rüya için ağıt
Gerçekten, izleyiciye gerçekten şunu söylemek istiyorum. Filme gittiklerinde çok sert bir şey izleyecekler.






