Gülün nazına göz dikenler
Bin vurur
Susmaz ağıt
Gökekin ‘Şiir’ Dizini
Dünya’ya sözlerimdir
Çamurlu sularına secde ettim yıllarca
Çokça pişman oldum senden medet bekledim
Çatlak ve kısık bir ses kırık bir heves kaldı
Yazık ki değilmişim kendimi Davut sandım…
Bulantı
ben şimdi gidiyorum fotoğrafımı çekme sakın
arada sırada gidebilmelidir insan ansızın
ve bu yansımak zorunda değildir başka şeylere
çünkü fotojenisi olmayan bir eylemdir gitmek
Günceden XIII
korkudan eğilmez demir
ateş ile indim arzına
kıvam tutmadı hamur
atıldım suya
Yarına sözlerim olsun
Şu acı varolduğundan beri
Kayıp çıkar nice şahlanan tutkular.
O zaman ki zehredene/kahredene
Sualsiz/emsalsiz bir nispet vakti.
Son kararım
Düşünsel boyutlarda
İnançlarımı zorlasan da
Kopardım ben o dikenleri
Ayıkladım tek tek çürükleri
Karanfil çıkmazı
Dilim ırmak kenarında, doymadım suya
Akıl kör his çapkın kalmadı sabrım
Vareden beni de karanfili de
Dirilt ve durult bizi ki solmayalım
Ey büyüklerin yorgun annesi!
ve kendi sesi
ve bir bebeğin yanık sesi
doğmuş olmanın teselli beşiğinde
yeniden yankılanır
Korkunç sessizlik
üstüne titrediğiniz şeyler
düşünce yere
ne çabuk kırılıveriyor