İstanbul seni unutmadım
5 Yorum 149 izlenimNe garip terk edip gitmek eskisi kadar zor gelmiyordu. Ne de olsa ayrılık acısı kanayan yarasıyla her an beraberindeydi. Nerede olduğu ne fark ederdi ki. Gönlü yaşamak istediği mekanlardaydı, bedeninin varlığı iyice anlamsızlaşmıştı.
Yorgunum yokuşu
4 Yorum 151 izlenimBiliyor musun abi, benim sevdiğim kız başkasıyla evlendi. Olmaz dedim kurban olduğum Allah bu kulunu görür dedim; bir engel çıkar; kar yağar boran olur; bir aksakallı dede gelir her şeyi değiştirir dedim. Hani masallardaki gibi abi.
Usuyitik
2 Yorum 88 izlenimO sıra, Sadri Baba da görünmüyor ortalıkta, Hacca gitti diye duyduyduk en son dönmedi bir daha yolda şehit oldu kim bilir, oğlan iyice acayipleşti, her gün iki-üç yüz lira getirip bırakıyor kahveye, ağlaya ağlaya da dönüyordu. Paralar da iyice birikmiş, serseriler göz dikti tabii, ihtiyar meclisi de toplandı parayı kaptırmamak için bir camii inşaatına başlayalım e gerisini Allah verir, olmadı eşraftan, başkandan isteriz, hayırlı iştir yarım kalmaz dediler.
Nerdesin?
2 Yorum 85 izlenimBahçe içim gibi kuytu bir yerdi. Her şeye, herkese kapalı yalnız içime açık bir yerdi. İçimden bahçeye keşke bir geçit yapabilseydim de o karanlık yerden hiç geçmeseydim. Sonradan fark ettim ki bizim bahçemiz “nun” harfine de çok benziyordu. Senin adında da vardı o harften benim adımda
Sunak
1 Yorum 108 izlenimTüm bunlara rağmen asansör önünde yavaşça durup da onun binmesi için kollarını iki yana açtığında son bir defa ve en şiddetli haliyle asansörde kalacağını ve belki de sonsuza dek o korkunç kalma anını yaşayacağını hissederdi. Yine de korkusunu artıran bu hissi görmezden gelir ve asansöre binerdi. Boynundaki ateş daha da artardı. Bir an yanlış yaptığını düşünürdü. Yalnızsa şimdi ardında kalan aynaya yanında birileri varsa da asansörün kapısının üzerindeki dijital levhaya bakarak rahatlamaya çalışırdı.
Göğ-s-ümde kelimeler
1 Yorum 165 izlenimŞaşırmadım. Çünkü dünya bana öğretilen bir alfabe değildi; kazara denize düşen birinin çırpınırken gösterdiği telaşla okumaya çalıştığım bir eski kitaptı. O kitapta “bilgelik hiçbir şeye şaşmamaktır” diye yazıyordu. Zor çözmüştüm. Ama çözdüğüm gün bu kadar basit miydi diye şaşırmıştım da. Bilge olmam için daha çok zaman var diye geçirmiştim içimden.
Güldanur
2 Yorum 108 izlenimİstanbul’dan gelmiş Güldanur. Evliymiş ve iki çocuğu varmış. Sara hastasıymış gençliğinden beri. Zamanla akli bir rahatsızlığı da başlamış. Sanırım akıl hastanesinden ziyade bu köye yerleştirmeyi daha uygun görmüş ailesi. Çocukları durumu anlayacak kadar büyük değilmiş.
Kumkapılı yıllar
Yorum Yok 134 izlenimNergis ise sigarasını yakmaya uğraşıyor bir yandan dudağının ucuyla arkadaşının gülüşüne eşlik ediyordu. Aynı ironiye kaptırmışlardı ki bu bir araya gelince hep yapa geldikleri şey idi. ‘Öyle bir şiir yoksa da, sen yazmalısın’ dedi Nergis, sigara dumanını arkadaşının yüzüne inatla üfleyerek. Şu sigarayı ne zaman bırakacaksın diye soracaktı ama vazgeçti Semiha, bu aralarında sürekli gerilim yaratmaya müsait bir konuydu. Nergis için, sigaranın anlamının tam tarifi yapılmış bile değildi tarihte.
Viva la muerte
Yorum Yok 179 izlenimKirlenmiş, tedirgin bir Medellin akşamıydı. Julian çürük, topaz renkli komodinin, aşağıya düşmüş çekmecesindeki altıpatları eline aldı ve tereddütsüz dayadı şakağına. Radyoda George Dalaras’ın Che Guevera’sı çalıyordu. “En azından ölümüm elit olsun” diye geçirdi içinden. Ardarda beş
Sonlu sürgün
Yorum Yok 182 izlenimPark… Bir yudum da ben alıyorum aynı bardaktan. Bardakta dudaklarının izi kalmış mı acaba? Hani o izden… giderek… hani çöktüm işte… bana şimdi… ya bir baldıran ya bir çay… Çayın sıcaklığı damağımı kavlıyor.

