Vardı
sokakta gece vardı. ufuklarda hayal vardı. ufuklarda yâr vardı. sokakların adım adım misafirleri vardı.
Şiirden tren
Bu güzel dileğe gönülden katılıyoruz: “ Haydi yolun açık olsun”.Yolculuk şimdilik buraya kadar.İçinde hüzün, yalnızlık, gurbet, emek, sevinç, vuslat olan daha nice tren şiirleri yazılmıştır: Şiirden tren
Kavsıkuzeh
yağm… ur, bazen, kesin bir gidiştir. rölans diyerek bütün yaşamsal kuraklığa. ve gidiş dehşetli bir tortudur ambulansların taşıyamayacağı, biliyorum
Özgürlük başa bela
Amerikalı bilimkurgu yazarı Richard Matheson çekip küçülen bir adamın hikâyesini anlatır. Başta iri cüsseli biriyken günden güne küçülme hastalığına yakalanır bu adam; o küçüldükçe etrafındaki her şey büyür.
Neyi bıraktığını hatırla
Çekip gidenin hayatından düşmüş, ayrılığın soğuğunda üşümüş, ‘belki geri döner’ deyip umutlanmış, beklemiş ve çoğu zaman hayal kırıklığı yaşamış bir insan, filmde köpeklerine dönen o adam gibi, hayatından düşen veya geride bıraktığı o kadar insanı, o kadar şeyi hatırlaması ve onlara dönmesi gerekmiyor mu?
Sessizliğin gürültüsü
Ve kurtarıcı kutlu söz yetişiyor imdadıma: ‘Kaçış nereye? Nereye kaçabilirsin ki dönüşünüz O’na dır!’ Kaçmaktan vazgeçtim meydanlardayım artık!
Unuttum bendeki tüm isimleri
Sanırım onları da görmezden geliyorlar. Bazen çok uzaklarda yürüyen bir insan silueti görüyorum, ona doğru yürüyorum o başka yöne gidiyor. Demek dışarıda kalan yalnız ben değilim, bu beni sevindiriyor bir nebze.
Bir İbrahim tüten söyleminden
Ey Hâlim! Şimdi n’ola benim halim. Ey “ Ya Hâlim! Ya Hâlim! diye zikreden hafız. Şimdi kim hıfzede beni bu ateşten… Ve ey ateşi şiir bahçesi eyleyen İbrahim. Şimdi beni kim ata ateşlere…






