Skip to content

Düşün Seli... GökEkin İrfan

Narrow screen resolution Wide screen resolution Increase font size Decrease font size Default font size default color
Hayyâmın Türkçeye çevrilmiş rubâileri içinde başka şairlere ait rubâiler
Diyalektik - Dİyalektik
Yazar Doç. Dr. Hasan Çiftçi   
12.10.2008
 [Yahya Kemal ile Sabahattin Eyuboğlu Çevrileri]*

Hayyâm’ın rubâileri Türkiye’de her zaman ilgi görmüştür. Bu ilgi dolayısıyla Hayyâm’ın rubâîleri farklı keyfiyetlerle birçok kez Türkçe’ye tercüme edil¬miştir. Elinizdeki makalede Türk yazar ve şairler tarafından yapılan Hayyâm tercümeleri genel olarak tanıtılmış ve özellikle Salahattin Eyuboğlu ve Yahya Kemal tercümeleri üzerinde durulmuştur. Makalenin yazarı söz konusu iki tercümenin yanı sıra Hayyâm’ın şiirlerine nüfuz eden diğer İranlı şairlerin rubâîlerini göstererek, her rubâînin altında rubâînin asıl yazarını tanıtmıştır.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 4

Devamını oku...
 
Uluslararası Aliya İzzetbegoviç Sempozyumu
Haberler - Son Haberler
Yazar Gök EkiN   
01.10.2008
 İnsanlık Tarihine beşiklik yapmış binlerce yıllık kültür başkenti İstanbul, Bosna’nın özgürlük aşığı ve bilge lideri Aliya İzzetbegoviç için bir sempozyuma hazırlanıyor. İstanbul’un en büyük ilçesi olan Bağcılar Belediye Başkanlığı’nın, Aliya’nın vefatının 5. yıldönümünde düzenlediği “Uluslararası Aliya İzzetbegoviç Sempozyumu”, 11–12 Ekim 2008 tarihlerinde gerçekleştirilecek.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 13

Devamını oku...
 
Ömer Hayyâm'ın gerçek yüzü
Diyalektik - Dİyalektik
Yazar Dr. Taki Pûrnâmdârîyân   
26.09.2008

 Hâfız gibi Hayyâm da Fars edebiyatının muammalarından birisidir. Yüzyıllardır hakkında konuşulmasına ve yazılmasına rağmen henüz bu araştırmaların son noktası konulamamıştır. Acaba Hayyâm da Hâfız gibi ârif miydi ve şeriat kurallarına bağlı mıydı? Yoksa Hâfız gibi dünyevî lezzetlerin peşinde koşuyor ve şeriatı inkar mı ediyordu? Bu kuşku, değerlendirmelerde genellikle şairin kişiliğinin bir yönünün göz önünde tutulmasından ve şairin pratik yaşamının ölçü kabul edilmesinden kaynaklanmaktadır.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 29

Devamını oku...
 
Tapınak
Şiir - Şiir
Yazar Lin Carter   
15.09.2008
 Karanlıkta, yalnız ve bezgin.
Eski çağlardan bir düştür, ölmüş atalarıma ait
Beni çağıran, donuk bakışları  acımasız.
 
O yaşıyor, tarifsiz sırlarıyla,
Yetenekleriyle beraber, hiç bilmediği.
 
Ejder, kızıl ateşini dünyaya savururken.
Silahlı eller dans ediyor canlanmadan önce alevler.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 22

Devamını oku...
 
İbrahimin Yıldızlara Seslendiği Gece
Şiir - Şiir
Yazar Robert Bly   
15.09.2008

 

Hatırlıyor musun İbrahim'in ilk seslendiği geceyi

Yıldızlara? Saturn’e haykırdı: “Benim Rabbim sensin!”

Ne mutluydu! Seher Yıldızını gördüğünde, haykırdı

 

“Benim Rabbim sensin!” Nasıl yıkılmıştı

Onların batışını seyrettiğinde. Dostlar, o da bizim gibi:

Batan yıldızları Rab belliyoruz kendimize.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 26

Devamını oku...
 
Prefabrik edebiyat
Düşün seli - Düşün seli
Yazar ali ömer   
12.09.2008
 Soykütüğü’nde  “Belli bir canlı türünün onsuz yapamayacağı şeydir.” der  Niçe hakikat için, ve ekler: “Hakikat diye bir şey yoktur, o halde her şeye izin var.” Bu sıkı [sıkıştırılmış] alanda [darboğaz] konuşmaya cesareti olan kim var? “Belli canlı türü”, dahası bu kukla tanrılar bırakın keşfedilen bir hakikatten söz etmeyi [varsa bir hakikat, saklambaç oynamaz; zuhur eder] hakikatin sahipleriymiş, ellerinde tuttukları bir hakikat varmış gibi konuşurlar. Bunu hemen yanlışlamaya sıvananlar olacaktır. Burada, oyunun oynandığı sahada, çırçıplak duranlar söze kalkışabilir. Onu da arı namusu elinin tersiyle itmiş çırçıplak bir şair söylesin.

 

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 26

Devamını oku...
 
Hayy
Hikâyat - Hikâyat-ı kırk kanaat
Yazar Sadık Yalsızuçanlar   
10.09.2008
 Yemen’den gemiye bindiniz. Hint Okyanusunda yol alırken şiddetli bir fırtına çıktı. Dev dalgalarda gemi alabora oldu, parçalandı, geminin bir parçasına tutunmuştunuz, dalgalar sizi bir adanın kıyısına sürükledi. Sahilde, kumsalda bir zaman baygın yattınız. Uyandığınızda çevrede kimse yoktu. Ada terkedilmiş izlenimi veriyordu. Harabeler arasında bir süre gezindiniz. Derken evler göründü, evler arasında bir cami vardı, sevinçle koştunuz, avlusunda dört kişi oturuyordu, selam verip oturdunuz, başınızdan geçenleri anlattınız.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 45

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 12 Toplam: 88

Gelinler mihrabı

Kimler Sitede

İstatistikler

Üyeler: 19
Haberler: 91
Web Bağlantıları: 19
Ziyaretçiler: 30800

. . . :: . ..::...: